Buraya reklam eklenecek

31 Temmuz 2011 Pazar

"Antioksidanlar ve Cilt Bakımı:Kaç yaşında başlanmalı ve neden?"

Antioksidan kelimesi tamamen hayatımızın bir parçası olmuş şekilde artık.Bu kremde şu antioksidanlar var yok cildinizi çok iyi korur,o krem size olmaz fazla gelir çok antioksidanlı gibi cümleleri satıcılardan duymuşuzdur.Ben de bugün biraz bu konuya değinmek istiyorum.

Öncelikle biraz okul bilgisine dönmek lazım.İşte cici bir atom,herşeyin yapıtaşı diye bize yıllarca öğretilen,çevresinde elektronlarıyla mutlu mesut dolaşan şirin mi şirin birşey.Ve bu şirin şeyi tek istediği mümkün olabildiği kadar kararlı bir yapıda olmak.Bunun için de elektronlarının çifter çifter olması lazım.

Ama eğer güneş ışığı,radyasyon,vücuttaki tepkimeler vs yüzünden bu atomun elektronlarından biri öksüz,bir başına kalırsa vay halimize!!Çünkü öksüz elektron kararlı bir halde değil,dengesini kaybetmiş bir olaya bir buraya saldırır hale gelmiş,kendine bir yoldaş arıyor,bulana kadar da durmayacak!Ve ne yapıyor,hemen hücrelerimizdeki başka bir atomdan bir elektronu koparıveriyor,e koparıyor kendi mutlu oluyor ama bu sefer de diğer atom bir elektronu öksüz kaldığından ağlanıp sızlanıp duruyor,o da bir başkasından elektron çalıyor ve bu zincir böylee gidiyor.İşte burada anlattığımız,elektronu eksilmiş deli atomlara="serbest radikal" diyoruz.Bu serbest radikaller elektron koparma zincirini başlatarak hücre zarımıza,dnamıza zarar veriyorlar ve yaşlanmadan sorumlu tutuluyorlar.(tabi hormonlar,güneş ışığı ve genetiğin etkisini de unutmamak lazım)

Peki antioksidanlar nerde devreye giriyooorr???

Aşağıda yine delirmiş bir atom ve bir antioksidan gelip ona bir elektron vererek onu sakinleştiriyor.E diyeceksiniz bu sefer bu bizim antioksidan delirmiyor mu ?Hayırrr,çünkü antioksidanların delirmeme gibi bir özellikleri var,elektron verseler de serbest radikal olmuyorlar ve bu vücudumuza zarar veren olaylar zinciri burada sonra eriyor!


Peki bu maddelerin adı neden antioksidan derseniz,bir madde elektron kaybetmişse "okside olmuş" deniyor.Antioksidan da okside olmuş maddeye elektron verip bu oksidasyonu sona erdiriyor.Yani adı üstünde oksidasyona karşı madde.Bu kadar kimya yeter çok sıkıcı dediğinizi duyar gibiyim,bu kız bunları niye yazıyor ki diyorsunuz=) Ama şimdi sonuca geliyoruz.
Serbest radikallerle vücudumuz her yaşta karşılaşıyor,ve bunlarla savaşmak içn antioksidanlara ihtiyacı var,biz bunları yiyecek olarak alıyoruz,ama cilt ürünlerinde kullanımları da etkili bu maddelerin.Cildimiz zaten yaşlandıktan ve yeterince zarar gördükten sonra antioksidan kullanmaya başlarsak, bu sadece daha da fazla hasar olmasını engelleyebilir.Yani güneşten kırışıklıklar başlayınca güneş kremi kullanmak gibi birşey.Bu yüzden 20 yaşında da olsak cilt bakım ürünlerimizi antioksidanlılardan seçmekte fayda var.
Ama antioksidanlar yaşlanmanın yüzde yüz çözümü de değiller tabi,hormonlar,güneş ışığı,genetik,yaşadığımız çevre de çok çok önemli.Genetiğimizi değiştiremiyoruz belki ,yine de güneş kremi kullanıp,bol sebze meyve yiyip,cilt bakım ürünlerimizi doğru seçersek,serbest radikal fırtınası yaratan sigarayı da kullanmazsak,ileri yaşlarda da daha sağlıklı ve genç bir cilde sahip olmamız mümkün görünüyor.=)

0 yorum:

Yorum Gönder