Buraya reklam eklenecek
Tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ağustos 2011 Pazartesi

TATİL YERLERİ, OTELLER, DENEYİMLER VE YORUMLAR (1)

Tatil yazılarıma başlamadan önce belirtmek isterim ki;

Tatil paylaşımlarım evlendiğim yıldan itibaren ki deneyimlerimden oluşacaktır.

Yazacaklarım gidilen mekanın o yılki mevcut durumu, benim beklenti ve isteklerim doğrultusunda gelişen kişisel düşüncelerimdir.

Fikirlerim bana özgüdür.Lütfen okurken bu hususları dikkate alınız.

Tarih 1 Kasım 2006 Caprice Palas Didim;

29 Ekim 2006 yılında evlendik ve öncesinde Ramazan ayı, bayram, düğün hazırlıkları derken yoğun bir dönemde sadece düğün organizasyonuna odaklandığımız için; zaten havalar da soğuyor, havanın durumu nasıl olur diye de tereddütte kaldığımızdan, balayı için kapsamlı bir araştırma yapamamıştık.
Kıbrıs'a gitmeyi planlarken son anda Didim Caprice Palas'a gitmeye karar verdik.

Açıkçası son anda verilen karar yüzünden, otelin durumundan habersiz, imkan ve olanaklar hakkında bilgi almadan gitmiş bulunduk. 
Zaten tüm işlemlerle eşimin abisi ilgilenmiş bize gerek kalmadığından resmen ''ne çıkarsa, bahtımıza.''düşüncesiyle gittik balayımıza.:))


Gittiğimizde; şık ve gösterişli bir otel karşıladı bizi. Balayı odamız için her türlü ayrıntı düşünülmüş ve çok güzel hazırlanmıştı.
Sezon da bittiği için sakin ama sanki yaz aylarındaymışız gibi sıcak günler geçirdik. 

24 saat sınırsız yemek sunma imkanlarını, yemeklerinin çeşitliliğini, lezzetini, en önemlisi temizliğini, çalışanların hoşgörü ve iyi niyetini taktir edip, beğenmiştik.

Aile banyo ve havuzlarını kapatıp, sadece size özel olması imkanı ve canınızın hiç  sıkılmayacağı aktiviteleri ile de keyifli bir balayı geçirip memnun olarak geri dönmüştük.

-dik, -dük diye anlatmamın sebebi ise 2009 yılının Haziran ayı başında Caprice Palas'a giden kayınvaldem ve elitimin yorumlarıydı.

''Temizlik sıfır. Otel odalarında böcekler geziyor. Kuşların istilasına uğraşım otelin balkonlarına hem kuşlar hem de pis olması nedeniyle çıkılamıyor. Aşırı kalabalık. Yemekler çeşlitsiz çoğu zaman aynı. 
Çalışanlar ilgisiz ve suratsız.''
 Vs. vs.vs. bir çok konudan şikayet ederek geri geldiler. 
Biz çok memnun kaldığımız için söylediklerini hayretler içerisinde dinledim. 
Sanırım otelin başındakilerle ilgili değişim söz konusu olmuş.

Otelin 2009 yazındaki halinden sonra ki hali hakkında bilgim yok. 
 O yüzden size malesef tavsiye edemeyeceğim.
Ama son zamanlarda sizlerin arasından ziyaret etmiş olan varsa düşünlerini bizlerle paylaşabilirler. 
Belki değişmiş eski haline dönmüştür. :))

Gelecek tatil yazısı; 2007 Antalya Falez Otel.

Ferretti Büyüsü: Maison Moschino

7 Ağustos 2011 Pazar

TESETTÜR MAYOLARI/HAŞEMA

Yaza girdik ve okulların kapanmasıyla da tatiller başladı.
Ben de geçen seneden beri yazmak isteyipte sürekli ertelenen yazıyı artık yazıp, sizlerle paylaşmak istedim. :)

Biz tesettürlü hanımlar biraz masraflıyız. İçeri, dışarı kıyafetlerimiz her ortama göre değişmekte. Bu yüzden tesettürlü bayanların hep 2 tane gardropu var derler ya gerçekten öyle.
Sanırım en çok yaz aylarında bu konuda sıkıntı çekiyoruz. Gündelik kıyafetlerimiz bir kenara, tatilde bile o 2 gardropu yanımızda götürüyoruz. :))

Söyle ki; sadece biz bayanlara özel deniz ve havuzlarda istediğimiz gibi mayo tercih ederken, toplu alanlarda tesettür mayoları tercih ediyoruz.

Bana göre ihtiyacın fazla olmasına rağmen biz bayanların zevkine hitap edecek tesettür mayoları üreten birkaç firma var. Onların bile bir çok modeli korkunç görünüyor malesef. 
Halbuki bu kadar talep varken daha özenli çalışmalarla şık tesettür mayoları üretilebilir ve çeşitlendirilebilir. 
Gerçi yeni yeni bronzlaştıran, şişmeyen vs. vs. mayolar üretiyorlar ancak modeller ve detaylar yeterli değil.

Ben ilk kapandığımda Haşema firmasına ait bir tesettür mayosu almıştım.
 Tesadüfen aldığım mayo gerçekten değişik ve hoştu. Havuz suyundan çabuk çabuk yıpranıp veda etmek sorunda kaldım ama gerçekten bir daha ne öyle bir modeli ne de benzerini bulamadım.

Geçen yaz sonu tesadüfen yine Haşema'nın internet sitesinde bir tesettür mayosu görüp, beğenebildim. :)
İnternetten beden  konusunda muallakta kaldığım için mağazada deneyip almak istedim. 


Mayoyu eşim de beğenince aldık. Hatta belli bir miktarı aştığınızda plaj çantası ya da terlik hediye ediyorlardı, şansıma mor kelebekli şefaf plaj terliklerini de kapmış oldum. :)

Onları şuan yazlıkta bıraktığım için gösteremiyorum. Gidince sizler için fotoğraflarım. 
Hepsi birleşince çok cici bir plaj kombini oldu. :)

Fotoğrafı için siteyi ziyaret ettiğimde bu takımın indirimde olduğunu gördüm.
 Ben 180 tl gibi bir fiyattan almıştım. Şuan daha avantajlı. 
Eğer almayı düşünürseniz bedenler tükenmeden acele etmenizi öneririm. 

Haşema Tesettür Mayoları için TIK TIK.
Ecrin Tesettür Mayosu için TIK TIK.

Önümüzdeki günlerde alternatif tatillerden, denediğim otellerden bahsetmek istiyorum. 

Birbirimize yardım etmek ve çeşitlendirmek adına sizlerde önerilerinizi sunup, tatil deneyimlerinizi bizlerle paylaşabilirsiniz....

Glam's News



Merhabalar herkese, yeni yeni haberlerim var :) Kahvemde hazır, başlıyorum :)


* Siz bu yazıyı okurken ben büyük ihtimal Adana'ya doğru havalanıyor olacağım :) Yıllar oldu memlekete gitmeyeli, sanırım 3 yıl kadar oluyor. Çok özledim çok :)

1 hafta Adanada kalıp, sonrada Hatay'a geçeceğim, kuzenimin düğünü var. Yaklaşık 1 hafta kadarda orda kalıp tekrar İstanbul'dayım inşallah. Tatil amaçlı gitmiyorum ama en yakın dostlarımı, yıllardır göremediğim kuzenlerimi göreceğim bundan güzel tatil mi olur :)

Bilgisayarımı götürüyorum, güncelleme yapmaya çalışacağım, öksüz kalmasın bloğum :) Baba memleti ve ana memleketinden bir isteğiniz olursa bana yazın mutlaka :)

* İkinci haber, diyet tam gaz devam ediyor, ilk hafta 2buçuk kiloya by by dedim. Oh, bi rahatladım :) Kaçamak da yaptım çünkü yaz aylarında diyete tastamam uymak biraz zor oluyor. Bol meyve ve bol su tüketiyorum. Birde yulaflı, lifli light ürünleri şu an en yakın dostlarım :)
Hergün 50 dakika spor yapıyorum, kardiyo ve jimnastik.
Gittiğim yerlerde de devam edeceğim, pes etmek yok :)

* Yeni fotoğraf makinesi almayı planlıyorum, dijital olanlardan. Adana'da ilk iş bir Teknosa'ya uğramak olacak :) Ama pek anlamıyorum açıkçası, sizce ne gibi özelliklere dikkat etmek gerekir ve hangi markaları önerirsiniz? Yardımlarınızı bekliyorum.

Benim haberlerim şimdilik bu kadar, en kısa zmnda görüşmek üzere,

Sevgiler :)

5 Ağustos 2011 Cuma

TATİL YERLERİ, OTELLER, DENEYİMLER VE YORUMLAR (4)

Tatil yazılarıma kaldığım yerden devam ediyorum. :)
2010 yılının yaz tatili de diğerlerinden farklı olmadı aslında. :) Yine eşim bütün yaz harıl harıl çalıştı, sonrasında Ramazan ayı ve Bayram geldi.
Biz Bayram ertesi hatta seçimin olduğu gün oylarımızı kullanıp tatil yapmak üzere yola çıktık.
Bu sefer pek bir yer aramadık otel olarak. Gideceğimiz güzergahlara kendimiz karar verip, istediğimiz otelde kalalım diye düşündük.
Öğlende yola çıktığımız için öncelikle yazlığa uğradık, 1 gün orda kalıp yola devam etmeyi düşünüyorduk.
O gün hava serin ve bulutluydu.
Biz de günümüzü değerlendirmek için o geceyi yazlıkta geçirmek yerine yola koyulup ilk istikamet olarak Ayvalık'a gittik.

O gece Ayvalık'a varana kadar şiddetli yağmurla devam ettik.
Gece saat 11 gibi vardığımızda Ayvalık; sıcak, sakin ve sessizdi.
Tabi sezon artık yavaş yavaş kapandığı için yaz ortasında olan yoğun kalabalık hiç bir yerde yoktu.
Ayvalık'ta otellerin çoğu butik otel, hatta eski tarz pansiyon tipi yerlerde oldukça fazla. Yorgun olduğumuz için merkezde turlayıp dış görünüşünü ve lobisini beğendiğimiz, iyi olduğunu düşündüğümüz butik otele girdik. Maksat zaten geceyi geçirmekti.
Otelin dış görünüşü ve girişi ne kadar hoş olsa da içi bir o kadar berbattı.
Temiz olmasına temiz gibi bir hali vardı ama kesinlikle içimize sinecek kadar değildi ve huylandığımdan gece boyu kaşınmıştım. Merkezi bir otel bunu da yaparsa diye düşündüren otelden sabah erkenden ayrıldık. İnanın adını bile hatırlamıyorum.

Kahvaltı sonrası Ayvalık'ı turlayıp, Çeşme'ye doğru yol aldık.Öğlen saatlerinde Çeşme'ye varıp müthiş manzarası ve miss iyot kokusu eşliğinde balığımızı yedik.



Hizmet, kalite, temizlik, manzara herşey, herşey çok güzeldi. 1+1 daireye yerleştiğimiz için hem bizim için ideal hem de oğlum için evindeki kadar rahat ve geniş ortamı oldu.
Tüm bunları erken hallettiğimiz için güneşin en güzel zamanlarını da denizde yüzerek geçirebildik.
Beach Clup bizim denize girdiğimiz saatte boştu, tabii sahilde öyle ama yine club'ın garsonları olduğu için ben kapalı mayo ile denize girdim.
Oğlum ise tadını güzelce çıkardı.
Çeşme o gün çok rüzgarlıydı. Ali Mert'in denizden çıkınca rüzgara mağruz kalmasından dolayı hasta olabileceğini düşünerek Çeşme'deki tatilimizi 2 gün kadar değerlendirdik.

Çeşme'den sonra istikamet Bodrum oldu.

Bodrum halen yaz ortası gibi aktif ve kalabalıktı.
İlk girişte bize uygun rahat edebilceğimiz bir otel bulmada problem yaşayabileceğimizi düşündük ama yine orda da otele yerleşmemiz pek uzun sürmedi. :)
Girişten itibaren düşündüğümüz otelleri bir bir ziyaret ettik.

Kervansaray, Grand Yazıcı, The Marmara gibi birçok otele baktık.
 Düşündüğümüzün aksine turist sayısı fazla ve kalabalıktı.
Türkbükü'nde de birkaç otele baktıktan sonra Divan Otel'eyerleşmeye karar verdik.

Botanik bir ormanın içindeymiş gibi yeşilliklerle iç içe olan Divan'ı beğenince tatilimizin geri kalan günlerini burada kalmak üzere girşimizi yaptırdık.
Temizlik ve hizmet gibi hususlardan bahsetmeme gerek yok bile. Çünkü her konuda özen gösteren bir misyoları var.
Otelde birkaç turistin dışında çoğunluğu aile olmak üzere güzel bir ortamı vardı. Sezonu bitiren ünlüler sayesinde otel bize kalmış gibiydi.
SPA merkezi olması yine benim tercihlerim arasında ön plandaydı.
Her konuda rahatlıkla yararlanabildik otelden.



Otel; oda + kahvaltı şeklinde olduğundan akşamları ya Divan'ın kendi restorantında ya da Bodrum merkeze gidip istediğimiz yerde yemek yiyebiliyorduk.

Oteldeki aktivitelerimize zaman ayırmakla geri kalmayıp hergün Bodrum'un tenha sahillerini kıyı köşe gezip kimsenin olmadığı gözden uzak yerlerde de rahatça güneşlenip, denize girebiliyorduk.
Bu konuda hiç ummadığımız kadar rahat ettik.

Kendi arabamızla geldiğimiz için istediğimiz yerde durabilmemiz büyük bir avantaj oldu. Ayriyetten de çok keyifliydi. Çünkü oğlum maşallah bu tür şeylerde çok uyumlu yoldayken varlığını bile hissetmedik, o da bir o kadar keyifliydi. :)

Gezilerimiz esnasında Türkbükü'nde Kuum Otel'e rastladık ve tasarımı ile ilgimizi çeken oteli gezdik.
Anlatılmaz yaşanır bir havası vardı otelin. Çok sevdik hatta bayıldık ama eşim Divan'daki rezervasyonumuzu tatilimizin sonuna kadar yaptığı için malesef geçiş yapamadık. 
Daha doğrusu eşim Divan'ı çok sevdiğinden ihanet etmek istemedi :P

Ama önümüzdeki tatillerimizde eğer Bodrum istikametimiz olursa tatilimizde tercih edeceğimiz otel kesinlikle Kuum...

Ramazan'a girmeden geçen senenin tatil yazısını daha paylaşmış oldum böylece. 
Umarım okurken keyif almışsınızdır. 

Bu seneki tatilimizi yine bayram ertesi diye planlıyoruz. Tabi eşimin işlerine bağlı her zamanki gibi. :)
Yine tatil yeri ve mekanı belli değil. :)

Belki bu sefer Kıbrıs veya tekrar Bodrum olur ya da hiç planlamadığımız başka bir yer...

Her ne kadar plansız riskli bir tatil hayatımız olsa da biz bu riskleri alarak güzel bir tatil geçirebildiğimiz için mutluyuz. :)

Bu arada Kuum Otel'e giden arkadaşlar varsa yorumlarını beklerim. 
Çünkü benim aklımdan o günden beri hiç çıkmıyor. :)

2 Ağustos 2011 Salı

TATİL YERLERİ, OTELLER, DENEYİMLER VE YORUMLAR (3)

2008 yılında 10 gün kadar yazlıkta tatil yapabildim. 
Doğumuma az zaman kala zaten problemli geçen hamilelik ve son aylarda tehlikeli dönemde varsayıldığım için farklı bir tatil maceram olmadı.
Zaten 15 Ağustos'ta da oğlum süpriz ve erken bir şekilde dünyaya geldi. :)

2009 yılında ise; yine diğer tatillerimizde olduğu gibi son anda karar verip tatile çıktık. 

Bu sefer oğlumuz da bizimle olacağı için hem aile ortamı olan, hem aşırı kalabalık olmayan, temiz ve aynı zamanda bebeğimiz için uygun ortam ve ihtiyaçlarımızı karşılayacak bir yer bulmamız gerekiyordu.

Yine tercih edip öncelik verdiğimiz tüm oteller uzun bir süre doluydu.
İnternetten bilmediğim, duymadığım ''alternatif otel'' diye adlandırılan bir çok otel buldum, ancak ya otelin tipinden ya da müşterilerinin yorumlarından dolayı istemedik.

Bu arada internet araştırmalarımda en çok dikkat ettiğim şey müşteri yorumlarıydı. 
Gerçekten çok faydalı oldu.

En son Selçuk/Kuşadası'nda Burç Club'a uzun bir karasızlıktan sonra gitmeye karar verdik.
Aslında oğlumla tatil için pek tedirgin değildim, kışın da yine tatillerimizi ihmal etmeyip 4 aylıkken Abant tatili bile yapmıştık. :) 
Artık kontrol bendeydi, oğlum 10 aylık olmuş, huyunu suyunu öğrenmiş olduğumdan çokta endişelenmedim.

(Kışın yaptığımız tatil yazılarımı sonbahar aylarında yazmayı planlıyorum. Gelecek yazılarım da ''bebekle tatil'' konusuna da değinmeyi düşünüyorum.)

Otele karar verdiğimizde rezervasyon yaptırmadan önce otel hakkında ve ihtiyaçlarımız için birkaç soru sorup neyle karşılaşacağımı bilerek gittim. 

Bu sorulardan birkaçı;

* Otel havaalanına ne kadar uzaklıkta?
* Havaalanından Otelinize ulaşım hizmetleriniz var mı?
*Oteliniz hastahaneye ne ne kadar uzaklıkta?
* Otel de doktorunuz var mı?
vs.vs.vs. gibi bir çok soruyu rahatlıkla sordum ve telefonun ucundaki yetkili hiç tereddüt edip, kısa kesmeden bana her sorumu ayrıntılı birşekilde anlattı.

Haziran 2009; Selçuk/Kuşadası Burç Club;

Bu otele gidişimle ilk defa butik bir oteli ziyaret etmiş oldum. 
Zaten en baştaki tereddütümüz ''butik otel'' olmasıydı. 
Ama hizmetleri konusunda asla bir şikayetimiz olmadı.

Sabah uçağı ile İzmir'e oğlumla keyifli bir şekilde iniş yaptık.

Otelin belli saatlerde ücretsiz müşteri servisi vardı. Biz o saatlerin dışında havaalanına varacağımız için ve eşyalarımız da fazla olduğundan otelin özel aracının bizi karşılamasını istemiştik. (belli bir ücret karşılığında)
Havaalanından çıktığımızdan 5 dk. sonra aracımız bizi karşıladı ve otele ulaştırdı.

Otel odamız bahçe ve deniz manzaralı ama biraz küçük bir odaydı.
 Küçük derken kocaman çift kişik bir yatak ve bunun dışında çocuğumuz var diye ayrı tek kişilik bir yatak daha eklemişlerdi. Bu yüzden küçük gibi gelmişti. :)

Ali Mert yürüme çabalarında olduğu için uyurken bile zapdetmek pek mümkün olmuyordu.
Biz bunu dile getirmeden bizi odaya yerleştiren görevli beşik hizmetlerinin de olduğu bilgisini verdi,
biz de tereddütte olunca kısa süre içerisinde sinekliği bile olan bir beşik kuruldu odamıza. :)
Çarşafların hepsi tertemiz ve bembeyazdı.
Temizlik konusunda şikayetimiz olmadı. Hergün düzenli olarak oda temizleniyor ve çarşaflar değiştiriliyordu.


Deniz otelin tam önünde değil. 
Kumsala ulaşmak için otelin uzun bahçesinden çıkıp birkaç dakika yürümek gerekiyor. 
Sahil hep tenhaydı. Biz de oğlumuzu alıp sahile indiğimizden günün belli saatleri denizde olabiliyorduk.
Örneğin; sabah saat 11, akşam üstü saat 16:30'da gibi. 
Denizden o tatilde biz biraz feragat edip, sadece oğlumuz için vakit geçiriyorduk. Güneşlenmesi, ayaklarını kuma basması, deniz suyuyla oynaması önemli olduğundan hep onunla ilgilendik. :)


İlk defa o yaz alternatif tatil hizmetlerinden olan kadın-erkek ayrı havuzları işimize yaramış oldu.
Ali Mert'in uyanık olduğu saatlerde eşim havuza giderken, uyuduğu saatler de ben havuza gidiyordum.
Tek tek gidebiliyorduk çünkü yavrumuzu hırpalamadan, düzenini bozmadan dinlenmesini sağlayıp havuzların aktiviteleri ile keyifli vakit geçirebiliyorduk.
Uyandığında da hep beraber otelin kocaman ve yemyeşil bahçesinde geziyorduk ya da süslü lobisinde oturuyorduk.


Her iki havuzlarda da eğlenceli aktiviteler vardı. Hele bayanlar bölümü tam bir eğlence klübü gibiydi. :) 
En çekingen insanı bile aktif edip, çok güzel bir eğlence olanağı sunan ayriyetten tüm yemek öğünlerinde ve gece anfi tiyatroda hizmetine devam eden bir animasyon grubu vardı.
Sanırım o sene ilk çalışmaya başlayan bir gruptu. Bizi çok eğlendirdi. :)

Yemekler sabah, öğle, akşam olarak açık büfeydi. Çok çeşit yoktu (bunu israfı önlemek amacıyla diye belirttiler) ama çorba,ana yemek,z.yağlılar,meyve ve tatlılar mutlaka vardı.
Çok lezzetli diyemem ama zaten yemek seçen bir insan olarak aç kalmadım. :)
Bunların dışında tüm havuzlarda sınırsız içecek, patates kızartması, hamburger, köfte, kuru pasta servis ediliyordu.
Yemek yönünden herkes memnundu yani. :)

Butik otel olduğu için aşırı kalabalık değildi. Herkes aile ve bizim gibi çocukluydu. Hiç karmaşa yaşamadık.

Otelde SPA hizmeti mevcuttu. Benim her tatillerimde mutlaka ön planda tuttuğum ve çok hoşlandığım SPA merkezini sık sık kullandım.

Düşünüyorum başka size anlatmam gereken önemli bir nokta var mı diye ama yok sanırım. :)

Memnun kaldığımız bir tatil oldu bizim için. Yavrumuz da çok mutlu mesut olarak geri döndük. :)

Gelecek tatil yazısı ; 2010 Ayvalık, Çeşme, Bodrum turu. :)

31 Temmuz 2011 Pazar

TATİL YERLERİ, OTELLER, DENEYİMLER VE YORUMLAR (2)

Tatil yazılarıma yoğun istek üzerine devam ediyorum. 
Belki arka arkaya yazabilirim çünkü tatile gidecek olanlar yazılarımı merakla bekliyor. :)

Gelelim 2007 yılına;

Biz her sene daha Mayıs ayında yazlığa gitmeye başlarız.
 Çoğunlukla yazlıkta olduğumuz için ayrı bir tatil yapmayı yaz sonuna erteliyoruz.

Eşimin işleri çok yoğun olduğu için malesef önceden planlanmış hiç birşey yapamıyoruz.  Bu yüzden tüm gezmelerimiz yaz-kış son dakikada planlanıp, apar topar oluyor.

Allah ömür verir de gösterirse eşim emekli olup işleri çocuklara devrettiğinde belki biraz daha uzun ve planlı tatillerimiz olur. :) Yoksa o zamana kadar böyle devam etmek zorundayız. :))

2007 yılında yani 1. evlilik yıldönümümüz için eşim birkaç gün önce Kıbrıs'ta yer ayırtmış ve bana da sen hazırlan yolculuk var diye söylemişti. Ama son dakikada çıkan acil bir işi yüzünden sürprizi bozup bana iptal etmek zorunda kaldığını söyledi.
Biz gitmekten vazgeçmişken, eşim işini kısa zamanda halledip tekrar gitme kararı aldık. :)
Ama zaten zar zor bulunan yer çoktan dolmuştu. :S
Vakit kaybetmemek için hızla otel ve uçak bileti bakmaya başladık ama otelde yer bulsak uçak bileti bulamıyorduk, uçak bileti bulsak otel de yer olmuyordu derken biz iki çılgın Antalya 'da 2 saat sonrasına uçak bileti bulup otel falan ayarlamadan, 15 dk. içinde hazırlanan bavul ile Antalya yollarına düştük. :)

Gece saat 11'de Antalya'ya vardığımızda eşimin daha önce gittiği Falez Otele gitmeye karar verdik.

28 Ekim 2007 Antalya Falez Otel;

Gittiğimizde tahmin ettiğimiz üzere otel full doluydu. Sadece kral daireleri boş olduğunu söyleyip, ertesi gün bir grup turistin otelden ayrılacağını, bu gece kral dairesinde standart oda fiyatına kalabileceğimizi ertesi gün normal odaya geçebileceğimizi söyleyerek bizi geri çevirmeyip güzel bir olanak ile otellerinde ağırladılar. :)



Ertesi gün otelden birkaç turst grubu ayrıldı. 
Biz de ertesi günün akşam üstü manzarası şahane olan standart odaya yerleştik.
Otel çok temiz, çalışanlar ilgiliydi. Yemek çeşidi oldukça fazlaydı. Havuzlar normal olarak ayrı değildi.
Açıkçası biz otelde sabah kahvaltısı, bazen akşam yemeği için vakit geçiriyorduk.

Girişimizin ertesi günü araba kiralayıp hergün gezmelere başladık. :)
Önce Antalya'yı, tüm şelaleleri, Kemer ve Alanya'ya kadar gezip, dolaştık.

Otel de spa hizmeti dışında havuz ve diğer imkanları kullanmadım, bu yüzden onlar hakkında yorum belirtemeyeceğim.

Zaten otele ilk girişte bizi geri çevirmeyip, iyi ağırladıkları için gayet memnun, mesut bir tatil geçirdik.

2007 yılında da böyle bir tatil maceramız oldu.

Gelecek postun tatil yeri; İzmir/ Selçuk-Burç Club :)