Buraya reklam eklenecek
saç baş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
saç baş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ağustos 2011 Salı

Acemi Sarışın:(

Şu günlerde sarışınlık benim için; duşa girmekten, saç taramaktan korkmak, maskelerle, bakım yağlarıyla dost olmak, fırçada gördüğün her saç teline ayrı ayrı üzülmek, saçı kurutmaktan çekinmek, kuruyan saçları nasıl adam edeceğini düşünmek, bir fön makinasına, bir düzleştiriciye bakmak, fön makinasıyla başlayıp kolların ağrıması ve mecbur düzleştiriciye sarılmak, düzleştiricinin ısısını en düşük ayarda tutarak kendini kandırmak, pişmanlık sınırlarında dolaşmak, ne yapacağını bilememek ama yine de sarıyı sevmek demek. Tabi fönledikten sonra adama dönen haliyle:)

Hani senelerce saçlarını sarıya boyatan orta yaş üstü teyzeler vardır ya, saçları kadayıfa dönmüştür yoluk yoluk tövbe estağfurullah, sanırım onlardan olmaktan korkuyorum. Sarıyı seviyorum ama çıkar yolu bulamadığımı farkettim bu gün saçlarımı adam etmeye uğraşırken. Daha yeni işlem gördü biraz zaman geçince bakımla daha iyi olacak belki de ama ya olmazsa. Kafam karışık:) Bir delilik yapıp koyu renge dönmekten korkuyorum. Malum sarı saç yıka, kurut, çık kaldırmıyor. Düzleştiriciden vazgeçmem lazım ama şu an en çok ihtiyacını duyduğum şey kendisi. Söyle bana okuyucu, saçlarımın suçu ne:(((

Giovanni Şampuan ve Saç Bakım Serileri- Basın Bülteni


Gratis yine yapmış yapacağını:) Denemek için sabırsızlanıyorum.

Şımart kendini” sloganı ile kişisel bakım, kozmetik ve günlük ihtiyaçlar konusunda binlerce ürünü bir araya getiren perakende mağazalar zinciri Gratis, şimdi saçlarda kusursuz güzellik için Giovanni marka şampuanları da ürün portföyüne katıyor. Yalnızca Gratis mağazalarında bulabileceğiniz Giovanni; ateş, su, toprak ve havadan esinlenerek geliştirdiği özel serileriyle, saçlara profesyonel bakım yapıyor; güçlü, dolgun, bakımve ışıltı saçlar yaratıyor.

Giovanni Şampuan ve Saç Bakım Serileri, dünyada hayatın temelini oluşturan 4 elementin; toprak, hava, ateş ve suyun gücünü saçlara taşıyor.

Giovanni’den mükemmel saçlar için kökten çözüm…
Giovanni’nin topraktan esinlenerek oluşturduğu bu seri; Çay Ağacı Özlü Üçlü Bakım, Etkili Güçlendirici Şampuan ve Güçlendirici Krem ile Durulanmayan Nemlendirici Hafif Bakım Kremi ve Altın Buğday Özlü Derinlemesine Temizleme Şampuanı’ndan oluşuyor.

Giovanni Çay Ağacı Özlü Üçlü Bakım, Etkili Güçlendirici Şampuan ve Güçlendirici Krem, saç derisindeki kan dolaşımını hızlandırarak saç köklerini güçlendiriyor. Organik sertifikalı bitkilerin eşsiz kombinasyonunu sunarak, daha güçlü ve canlı bir görünüm için saçlarınızın her teline vitamin ve proteinlerle bakım yapıyor. Sülfat içermeyen Giovanni Şampuan ve Saç Kremi, size gerçek temizlik hissini yaşatırken saç derisindeki pullanma ve kepek sorunlarını da çözüyor. Giovanni Şampuan ve Saç Kremi, tüm saç tiplerinde kullanım için uygun.

Giovanni Durulanmayan Nemlendirici Hafif Bakım Kremi ise dış etkenler ya da kimyasal işlemler nedeniyle dayanıklılığını kaybeden saçları canlandırıyor. İçeriğindeki organik yağlarla saçları ağırlaştırmadan besliyor ve ışıltı kazandırıyor. Her saç teline işleyen proteinler ile saçlar kolayca taranıyor ve mükemmel şekil alıyor.

Giovanni, normal ve yağlı saçlar için geliştirdiği Altın Buğday Özlü Derinlemesine Temizleme Şampuanı ile de saçlarda harikalar yaratıyor. Saçı ve saç derisini tamamen arındırarak temizleyen bu yeni ürün, saçlara hacim ve parlaklık kazandırıyor. Saç derisinin nem dengesini yeniden kurarak hızlı yağlanmayı engellemeye yardımcı oluyor.

Giovanni Root 66 Maksimum Hacim Şampuanı ve Kremi saçlara farklı bir hava katıyor… 

Havalı saçlara sahip olmak için herkesin favorisi, Giovanni Root 66 Maksimum Hacim Şampuanı ve Hacim Kremi… 4 elementten biri olan havadan ilham alınarak güçsüz ve cansız saçlar için geliştirilen bu seri, gücünü kaybetmiş ve zayıf saçları günden güne besleyerek, saç tellerini kalınlaştırıyor. Saçlara hacim ve dolgunluk kazandırırken, yıpranmaya karşı koruyor. Atkuyruğu bitkisi ekstresi ile saç köklerini besliyor. Organik sertifikalı bitkilerin mucizevi etkilerini sunarak, daha güçlü ve canlı bir görünüm için saçların her teline vitamin ve proteinlerle bakım yapıyor.

Giovanni Derinlemesine Nemlendirici Şampuan ve Krem ile saçlar sağlıkla ışıldıyor…

Giovanni, kimyasal işlem görmüş saçları sağlıklı bir görünüme kavuşturmak için ateşten esinlenerek çok farklı bir seri yarattı. Derinlemesine Nemlendirici Şampuan ve Nemlendirici Krem’den oluşan ateş serisi nem dengesini kaybetmiş asi saçlara ipek yumuşaklığı kazandırıyor, elektriklenmeyi engelliyor ve saçlara sağlıklı bir parlaklık kazandırıyor. Taze bitkilerin damıtılmasıyla elde edilen özel yağlar, saçı onararak her geçen gün daha etkileyici bir görünüm kazanmasına yardımcı oluyor.

Kuru saçlara Giovanni’den Dengeleyici ve Nemlendirici Bakım Serisi…

Giovanni, saçlara kaybettiği nemi ve yumuşaklığı kazandırmak için de suyun mucize etkilerini kullanıyor. Giovanni 50:50 Dengeleyici, Nemlendirici, Arındırıcı Şampuan ve 50:50 Dengeleyici, Nemlendirici, Sakinleştirici Bakım Kremi ile kuru saçlara yeniden hayat veriyor. Seri, ideal pH seviyesiyle yorgun ve stresten yıpranmış saçlara güç vererek, onları göz alıcı bir parlaklığa kavuşturuyor. Organik sertifikalı bitkilerin eşsiz kombinasyonunu kullanarak, daha güçlü ve canlı bir görünüm için saçların her teline vitamin ve proteinlerle bakım yapıyor.

Giovanni’nin 4 elementin gücünü saçlara taşıyan şampuan ve saç bakım kremleri tüm Gratis mağazalarında sizleri bekliyor. 




Saçlarımın Son Hali

Bugün dip boya yaptırmaya gittim, hazır kuaför eli değmişken kırıklarımı da aldırdım, zaten uçlardan güzelce kopan saçlarım iyice kısaldı, sonra gittim bakım için ıvır zıvır aldım. Neler aldığımı başka bir postta paylaşırım. Yarından itibaren saçlarımı yoğun bakıma sokuyorum, Ekim'e kadar saçlarıma gözüm gibi bakmayı planlıyorum, uzun sarı saçlara kavuşmak hayal olmamalı:( Bu süre zarfında ara ara boydan olabilecek farkı anlayabilmemiz için de şu anki halinin resmini ekliyorum. Bindik bir alamete, bakalım başarabilecek miyim?

Sonunda Röfle


Aylardır planladığım röfleyi sonunda yaptırdım. Aslında daha yoğun bir sarı istiyordum ama malum bi anda komple sarı olmak kolay olmuyor bi dahaki röfleye inşallah. İlk defa röfle yaptırdığım için kurbanlık koyun gibi hissediyordum kendimi. Allahtan ilk paketler açılınca renk içime sindi, kopma yanma da olmadı çok şükür. Paketten sonra cila atmaya da gerek kalmadı. Doğal olarak azıcık da olsa sertleşme var onuda bakımla kendine getirmeyi planlıyorum. Yaklaşık 1.5 ay sonra dip boyaya gittiğim zaman aralardaki koyulara da paket atacağını söyledi kuaförüm.
Benim içime sindi, sizce nasıl olmuş:)))) Röfle konusunda tecrübeli olan okuyucularım yorumlarınız, önerilerinizi bekliyorum:)

8 Ağustos 2011 Pazartesi

Sarı Saçlarımdan Ben Suçluyum:)


Sonunda istediğim tona ulaşmış durumdayım:) Bugün dip boya yaptırırken röfleyi de tazelettim, evet saçlarım sertleşti, yıprandı ama olsun hevesimi aldım,alacağım da:) Bir dahaki röflem 4 ay sonra o zamana kadar kendine gelir herhalde saçlar:) Sizce nasıl olmuş, ben bayıldım:)))

Kruidvat Fruity Botanicals



Bugün yaptığım Watsons çıkarmasından bir kaç parçayı paylaşmak istedim. Şampuan reyonunda gezerken gözüme çarptı bu ciciler. Sanırım kısa zaman önce getirdi Watsons bu markayı. Hollanda kökenli bir markaymış Fruity Botanicals. Ambalajı, kokusu hoşuma gitti denemeliyim dedim. Yaklaşık 7-8 aydır Down Under Natural's Fruit Kicks serisini kullanıyorum ve gerçekten çok memnun kaldım. Başta saç kremini de kullanıyordum ama kısa zaman içinde sadece şampuanı bile saçlarımı yumuşacık ve parlak yapmama yetti. Kokusularına yorum bile yapamıyorum hele de Narlı seri. Neyse işte bu kadar memnun olduğum halde neden şampuanımı değiştirdim ben de bilmiyorum. Umarım bunu da severim bana iyi gelir.

Bendeki seri gördüğünüz gibi Anti Frizz serisi. Nar ekstresi ve inci proteini içerip, kuru ve yıpranmış saçlara ekstra bakım yapıyormuş kendileri. İsminden de anlaşılacağı gibi kabarmayı önleyici ve düzleştirici etkisi varmımış. Bakalım ne kadar doğru:) Fruit Kicks'i aratmaz inşallah.

He bu arada Watsons'ın ballı serideki onarıcı maskesini de aldım.Şampuanla beraber maskenin de etkileri ve yorumlarını ilerleyen postlarda paylaşırım. Bir kaç gün içinde röfle yaptırmayı planlıyorum bakıma önem vermem lazım, çok endişeliyim ilk defa röfle yaptırcam. Boya işlerinden gayet güzel anlıyorum ama röfle konusunde tecrübem olmadığından kafam soru işaretleriyle dolu. Ya istediğim ton çıkmazsa, ya saçlarım çok yıpranırsa bla bla. Ama hazır saçlarım bu kadar açık renkken yaptırmazsam çok içimde kalacak. Neyse umarımm sonuçtan memnun kalırım.

7 Ağustos 2011 Pazar

Gliss Shea Cashmere Serisi



Bu paket FikriMühim tarafından yemek kursundan arkadaşım Banu'ya gönderilmiş (kendisinin blogu için tık tık) Canım benim sağolsun bu seri kendi saç yapısına uygun olmadığından benim kullanabileceğimi düşünmüş ve getirmiş. Tam da saçlarımın problemli olduğu bir döneme gelmesi de hoş bir tesadüf oldu:) Gliss ürünlerini oldum olası sevmişimdir. Sıvı saç kremlerini su gibi tüketiyorum. Bu seriyi denememiştim, oldukça merak ediyorum. Saçım bu kadar nemsizken nemlendirirse ne ala, bayıla bayıla kullanacağım demektir. Ha bu arada sıvı saç kremi demişken bu meretler bana en fazla 1.5 ay dayanıyor, ben arap yağı bol bulmuş hesabı kullanıyorum sanırım:D Neyse Banu'cuğuma tekrar teşekkür ediyorum:)

Bu arada önerileriniz için teşekkür ederim, Avon'un serumundan daha önce kullanmıştım ve fena değildi, etrafımda Avon satan birine denk gelmediğim için devam edememiştim, en kısa zamanda birini bulup sipariş veriyim. Onun dışında Loreal Absolut Repair serisi de aklımı çeldi. Alınacaklar listemde üst sıralarda, Gliss iyi gelmezse en kısa zamanda onu da almayı düşünüyorum.

Saç Serumu Önerisi Olan?



Saçlarıma nazar değdirdim, son zamanlarda saç uçlarım inanılmaz kuru resmen çatır çatır kırılıyor, uçlardan kopuyor :( Diplerden uzadığını görebiliyorum ama uçlar koptuğu için boydan bir uzama farkedilmiyor ve bu durum canımı çok sıkmaya başladı. Maskelerimi ihmal edip, azıcık düzelme görünce düzleştiriciye abandım ve sonuç bu:S Uçlardan kestirmeyi ve yaz boyu yoğun bakım uygulamayı düşünüyorum, çünkü sarıdan vazgeçmek istemiyorum. Watsons'ın ballı ve biralı maskesini çok seviyorum hala memnunum ama bu aralar extra bir kuruluk var saç uçlarımda, maskelerin yumuşatıcı etkisi çok kısa sürüyor. Aklımda Dax Super Gro var, bunun dışında saçı ağırlaştırmadan,yapıştırmadan nem veren,yumuşatan serum ve maske önerilerinize ihtiyacım var.Pamuk eller klavyeye, önerilerinizi bekliyorum.

5 Ağustos 2011 Cuma

Fön Sorunsalı

Saçlarımdan yana dertli olduğumdan bahsetmiştim, hatta şurada bu dertlere kısmen de olsa çare olan, ayıla bayıla kullandığım maskeyi de tanıtmıştım. Peki ya son durumlar ne derseniz; saçlarımın kendine gelmesiyle şımarıp, yüz bulan ben, 2. röfleden sonra kaldırdığım saç düzleştiricisine öyle bir dönüş yaptım ki, 1 ay bile olmadan kırık, keçeleşmiş, cansız, solgun kısacası kendinden geçmiş saçlara sahip oldum:S Abanıp en son kademe olan 10'da, saçtan çıkan dumanlara aldırmadan devam edersen olacağı bu tabi:) Neyse aklım başıma geldi, daha doğrusu tutuştum, koştum gittim şu kuaförlerin kullandığı fön makinalarından aldım. Fönsan'ın 2000W'lık modeli, üstüne güzelce uzayan saçlarımı bir güzel kestirmek zorunda kaldım 2-3 parmak:S Kısacası hala akıllanmadım. Neyse efendim, düzleştiriciyle olan ilişkime de yine sor vermek durumda kaldım anlayacağınız.

Şimdi problem şu; bu fön makinesi iyi hoş da birincisi bana ağır geldi, e tabi alışmak lazım o kısım önemli değil ama asıl soru kendi imkanlarım dahilinde nasıl fön çekeceğim:S Resmen sinir krizi geçirdim ilk denemede, malum makine güçlü saçlar birbirine giriyor, hadi yanları bir şekilde yaptık dielim peki ya arka kısımlar:S Saç uçlarını da tam anlamıyla düzeltemedim:S Yani ilk denememiz tam bir hezimet oldu:S Tabi şeytan dürtüyor düzleştirici bana bakıyor ben ona:S Ama bu hezimete rağmen karşı koydum ya helal olsun bana. Neyse işte şu an saçlarım çok uzun sayılmaz omuzları 5-6 parmak geçiyor ve az da olsa katlı bir kesimi var. Fön konusunda yardımlarınızı bekliyorum, özellikle de uçları düzgün fönleyebilmek için neler yapıyorsunuz, tekniklerinizi neler? Bir el atıverin gari:) Çok dertliyim çok:)

Şimdi geldik yorumlara


Şu yazımda yeni aldığım şampuan ve saç kreminden bahsetmiştim. Geçen hafta itibariyle şampuanını bitirmiş bulunmaktayım. Açıkçası beni tatmin eden bir seri olmadı, Down Under Fruit Kicks'ten sonra attan inip eşeğe binmiş gibi oldum. Vaadettiklerinin hiç birini gerçekleştiremedi benim süpürge saçlarımda. Bir kere söylediği gibi bakım falan yaptığı yok, düzleştirici etkisini de göremedim. Tek artısı kullandığım süre zarfında en azından extra bir yağlandırma ya da kepek problemim olmadı. Başta sevdim sanmıştım ama yanılmışım, kısacası ben memnun kalmadım. Markanın bunun haricinde diğer serileri nasıldır bilemeyeceğim, deneyeceğimi de sanmıyorum. Sanırım Down Under Fruit Kicks 'e devam edeceğim. Nerde benim Narlı, Kivili misss gibi şampuanım. 

He bu arada tamam şampuan konusunda Fruit Kicks favorim olabilir ama yazın Watsons'tan aldığım Down Under Onarıcı Sıvı Krem feci fos çıktı. Kokusu hoşuma hiç gitmedi zaten, zorla bitirdim. Bunun dışında bırakın onarmayı, ıslak saçı taramadan önce sıktığımda,  sağolsun taramayı kolaylaştıran hiç bir etkisini de göremedim. Zaten bittiği gibi ( aynı anda 54375 farklı ürün kullanmayınca ben de birşeyleri bitirebiliyormuşum yaşasın, bundan sonra böyle:) Gliss Oil Nutritive Kırılma Karşıtı sıvı saç kremine dönüş yaptım. Pek bir severim de kendisini:) Kırılmaya etkisini bilmem ama kokusu ve kolay tarama için kullanabilirim. Saçlarım bu aralar feci kuru, vakit bulup maske cart curt yapamadığım için kendimi suçlu hissediyorum. Bayramda dip boya, bir kaç paket daha röfle derken daha kötü olmaz umarım. En kısa zamanda toparlamam lazım zavalli saçlarımı:( 


3 Ağustos 2011 Çarşamba

Kısa Kısa

Biliyorum biliyorum sesim soluğum çıkmadı:( Ama malum sınav dönemi ve gerçekten büyük hezimet sanırım not ortalaması sebebiyle sınıf tekrarı yapmak zorunda kalıcam:( Sağlık olsun diorum napiim:) Bu süre içinde yorumlarınızı okudum ama cevap yazamadım kusura bakmayın. Cuma son 2 sınavım var sonrasında kaldığımız yerden devam edicez.


Sıcakların basması sebebiyle saç makyaj hak getire, saldım çayıra modundayım. Zaten saç konusunda yine geldiler, dibim çıkınca hemen renk araştırmasına giriyorum. Sanırım bu yaz sararıcam. Aklım röflede önerilerinize ihtiyacım var. Saçımı kendim boyuyorum hazır bu kadar düzgün açabilmişken rengi platin röfle iyi olur die düşünüyorum. Siz ne dersiniz? Şu anki rengimin üzerine platin röfle yapılsa kızıllık olur mu? Küllü de olsun istemiyorum çünkü zaten hafif bakırlık var yeşerir saçım:( Şu ana kadar sarı hariç bir sürü renk denedimmm, o sebeple çok kararsızım. Bu da şu anki rengim:

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Saç Sorunsalı Bitmez

Malum son zamanlarda bir röfle sevdasıdır gidiyor bende, e tabi yaptırıp hevesimi alamadım yaa içimde patladı resmen. Bi kaç yer gezdim, kimi otur yaparız dedi, kimi direk istediğin renk olmaz anca 2-3 röflede oturur o renk dedi, kimi de en gerçekçi tavrını takınıp senin saçından bi pok olmaz kızım:) dedi. Şaka şaka tabi böle dien olmadı ama bunun biraz daha yumuşatılmışını söledi saolsun bi kuaför ve aklımı başıma getirdi. Saçımın şu an röfleye müsait olmadığını, yaparlarsa uçların kopabileceğini, başka yerlerde oturtup röfleye kalkışabilceklerini sonucunda saçlarımın mahvolacağını söyledi, e bu da o anlama gelmio mu yani:) Bu devirde böle dürüst kuaför bulmak da zor hani. Çat çat tamam ağzıma etti ama gerçekleri söledi en azından. Sayesinde düzleştiricilerden,maşalardan uzak tutuorum kendimi( ki en kısa zamanda bu 2 muhterem şeye hitaben de bi post yayınlamayı düşünüyorum:P).



Napsam çok kararsızım. Karamel seviorum fena durmuo ama aklım sarı da yaa tam içime de sinmio. Sonra kanıma yine siyah aşkı girio diorum sochic gel bebem senin sadık yarin siyah saçtır. Seviyorum siyahı hem de çok ama yok yani benim gibi sıkıntılı bi insan için zor. Zaten bi daha siyah yaparsam ömürlük olur biliyorum:) Ama ben yine de özlüyorum o siyah hallerimi. Kırmızı ruj,siyah saç 2lisini özlüyorum. Karamele kırmızı ruj deniyorum da evde bir kevaşe çıkıyor ortaya:)))) Halbuki siyah öylemiydi, sür kırmızını çıkkk ohhh misss:) Şu an dibim 1 parmak falan çıkmış durumda ama kararlıyım boyamıcam çıksın anasını satiim renk konusunu netleştirene,saçlarımı adam edene kadar boyamcam. Nasıl dayanıcam bilmiorum hele de depresif takıldığım şu günlerde nasıl iyi gelirdi değişiklik,hele bi de röfleme kavuşsam ama yok:S Kendime 1 ay süre verdim, bu 1 ay içinde hat safhada bakım, 0 düzleştirici-maşa, bitkisel şampuanlar kremler derken uzamayı hızlandırıp uçları kestirerek adam etmeyi planlıyorum(ki bende dert bitmio sorun uçlardaki kırıklar değil koyuluklar, o koyuluklar ne derseniz siyah boyanın marifetlerinden biri diebilirim en kolayından). Saç içimde bir yara okuyucu o yüzden bırakın bana sayfalarca yaziim derdimi. Ama sıkmadan kaçmak en iisi. Saç postları devam edecek bekleyin beni:)

31 Temmuz 2011 Pazar

Cinnete ramak kala


Bu aralar saçlarımla kafayı bozduğum için, blogda saçla ilgili pek çok yazı okuyabilirsiniz. Röfle psikolojimi bitirdi resmen, acaip pişmanım:) Geçenlerde dayanamayıp saçlarımın uçlarından 3-4 parmak aldırdım. Biraz da olsa kendine geldi ama içim rahat değil. Kopma problemim var malesef. Saf zeytinyağıyla bakım yapıyorum. Bunun dışında en kısa zamanda Kérastase Masquintense ve Age Recharge maskelerini almayı düşünüyorum. Ve bir daha mı röfle töbe:) Saçlarım en son paylaştığım resimdeki boyuna ulaşınca koyu kahve ya da siyaha boyayıp röflenin izlerini maziye gömmek gibi planlarım var. Bu süre içinde saçlarımı sevmeye,ona anlayışla ve sabırla yaklaşmaya çalışacağım. Şu an koyu renge boyatmak yine yıkım olur saçlara:( Bu arada yıllarca sarı saçla gezen arkadaşlara da saygı duydum helal olsun gerçekten büyük iş beceriyorlar. Ben beceremedim:) Oysaki sevmiştim  sarı saçı falan diye arabeske bağlcam olmayacak:) Neyse daha fazla saçmalamadan Behlül kaçar:((((

Selective Professional Protek Ammino Keratin pro-vit B5


Röfleden dolayı kendinden geçen saçlarımla ilgili yazdığım postlardan birinde sevgili okuyucularımdan RoseAngel tavsiye etmişti bu ürünü. Forumlarda biraz araştırdıktan sonra kullananların olumlu yorumlarına da güvenerek aldım. Çok zarar görmüş saçlar için canlandırıcı proteinli bir maskeymiş kendisi. Aldığım yerdeki bayan da zamanında permadan yıpranan saçları için kullanıp memnun kaldığını söyledi, ki kendileri güvendiğim nadir satıcılardandır. Normalde duştan sonra havluyla nemi alınmış saça uygulanıp 15-20 dakika beklenmesi gerektiği söylense de, ben bu şekilde kullanmaya üşendiğim için duşa girmeden önce nemlendirdiğim saça sürüp bekletebildiğim kadar bekletiyorum. Abartıp geceden sürüp sabah yıkadığım oldu. Ben bu üründen çok memnun kaldım. Gerçekten de saçı kendine getiriyor, yumuşatıyor. Tiftik keçisi görünümünü yok ediyor.Ben saçımın diplerine dahi uyguluyorum yağlanma, ağırlaşma, kepeklenme gibi bir sorun yaşamadım. Ürün 300 ml, 2-3 fındık büyüklüğünde miktar tüm saçıma yetiyor. Kokusu da hoşuma gitti, cılızdan bir muz aroması var sanırım:) Neyse işte ben memnun kaldım alın kullanın derim. Sıvı saç kremi olarak da aynı markanın mavi suyunu kullanıyorum, onunla ilgili de söyleyecek bir kaç çift lafım olacaktır ilerleyen postlarda. He unutmadan ben Uzay Parfümeri'den 23-24 lira gibi bir fiyata aldım. Gittiğimde ürün ellerinde yoktu ertesi güne getirttiler, he tabe psikopatlığıma denk geldi bir dahaki sefere internetten alırım o ayrı. Bu maske sayesinde saçlarımla barıştım diyebilirim. Tabi 2.röfleden beri düzleştirici kullanmamamın da saçlarımın kendine gelmesinde etkisi büyük. Elimden geldiğince fönlemeye çalışıyorum, bir ara da kuaförlerin kullandığı fön makinalarından almam lazım.

30 Temmuz 2011 Cumartesi

WATSONS REPAIRING TREATMENT WAX HONEY



Malumunuz röfle yaptırdıktan sonra tutuşup maskelere, yağlı bakımlara, serumlara vurmuştum kendimi. Bu süre zarfında Selective'in Keratin maskesinden ne kadar memnun kaldığımı da
şu postumda sizlerle paylaşmıştım. Neyse efendim ayrı kaldığımız uzun zaman dilimi içerisinde farkettim ki ben büyük bir eşeklik yapmışım, Watsons'ın bu olağanüstü maskesi hakkında tek bir kelime bile etmemişim. Gerçi gerek diğer blogger arkadaşlarımız olsun, gerek forumlarda olsun sağ olsunlar yiğidin hakkını yiğide verip bu maske için çok güzel yorumlarda bulunmuşlar. Benim de söyleyecek bir kaç çift lafım var tabiki de.

Ben şu ana kadar kullandığım hiç bir saç bakım ürününden bu kadar net ve hızlı sonuç almadım öncelikle bunu belirtmek isterim. Saçı ipek gibi yapmakla kalmıyor, kuruttuktan sonra o kabarık tiftik görüntüden eser bırakmıyor, kokusu zaten harika. İlk röflemi yaptırmadan önce almıştım bu maskeyi kullanmamış bi kenara atmıştım, büyük hata, şu an 3. kutudayım. Bu zamana kadar saçım 2 röfle, her ay dip boya ve en son 31 Mart'ta dip röfle vakası atlattı. Ve şaşırtıcı bi şekilde son 2 aydır yoğun bir şekilde kullanmamın sonucunda artık düzleştirici kullanmasam bile sarı saçla dışarı çıkabiliyorum:))) Bu benim için çok önemli bir gelişme, malum sarı saç fönsüz oldukça cansız ve bakımsız durabiliyor. Saçlarımın sadece önlerine kalın bukleler yapıp karıştırıyorum ve günü kurtarıyor. Ben genellikle temiz ve hafif nemli saçıma sürüp saatlerce bekletiyorum, yatıyorum falan kazık gibi oluyor maske kafamda:) Sonra sadece duruluyorum şampuan veya kremlemeden. Onun dışında her duşta saç kremi yerine kullanıp 5-10 dakika bekletiyorum ha bu arada saç diplerime de sürüyorum sadece uçlara değil, bende yağlanma,kepeklenme, ağırlaşma olmadı. Son dip röfleden sonra ki tam 1 ay geçti hiç olmadığı kadar hızlı uzadı saçım. Diplerim fena halde gözüme batıyor şu an ama olsun bu günleri de gördük:) 

Ben saçlarından yana mağdur biri olarak kesinlikle alın derim, deneyin memnun kalmazsanız kafama atın, ballı haricinde pek çok çeşidi var elbet biri sizin saç tipinize uygundur ama ballıyı özellikle deneyin, biralı da övülmüş o da aklınızda bulunsun. Bu kadar cüzi bir fiyata, bu denli başarılı bir ürün kolay bulunmaz.