Buraya reklam eklenecek
şifalı bitkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şifalı bitkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2011 Cumartesi

PROSTAT TEDAVİSİNDE ŞİFALI BİTKİLER

prostat tedavisinde kullanılan şifalı bitkiler,prostat nedir,prostatit tedavisi,prostat için bitkisel kür,iyi huylu prostat büyümesi,idrar yapmada zorlanma,idrarda çatallaşma,idrarda damlama gibi sorunlarınız için önerilen bitkilerle tedavi yöntemlerini aşağıda bulabilkirsiniz.

Prostat bezi idrar kesesinin hemen altında, idrar borusunu halka gibi saran, kestane büyüklüğünde bir organdır. Prostat bezi meni sıvısının üretiminde görev alır.

Erkeklerde 35 yaşından itibaren prostat bezi büyümeye başlar. Prostat bezi dışa doğru büyürse bir şikayete neden olmaz, içe doğru büyürse idrar borusuna basınç yapar. Bu iyi huylu büyümeye prostat büyümesi (Benigne prostata Hyperplasie - BPH) denir. Prostat büyümesinin kanserle hiçbir ilgisi yoktur, prostat kanseri şikayetlere neden olmaz, ancak düzenli yapılan muayenelerle başlangıç safhasında belirlenebilir.

60 yaşın üzerindeki erkeklerin yarısında, 80 yaşın üzerindeki erkeklerde ise % 90 oranında prostat büyümesi görülmektedir.

Prostat büyümesi 3 devre olarak incelenmektedir.

Erken dönemde (I. Devre) idrar yapmada zorlanma başlar. Gece ve gündüz sık sık tuvalete gidilir. İdrar kesesinde birikmiş olan idrarın boşaltılabilmesi için çok defa tuvalete gitmek gerekir.

İlerlemiş dönemde (II. Devre) idrar kesesindeki idrar tamamen boşaltılamaz, kalan idrar sürekli olarak tuvalet ihtiyacı hissettirir. Bu durum idrar yolları iltihaplanması ve idrar kesesi taşlarının büyümesi tehlikesini meydana getirir. Bu dönemde her 3 erkekten birisinde cinsel problemler görülür.

Son dönemde (III. devre) idrar kesesi dolu olmasına ve idrar yapma ihtiyacına rağmen idrar kesesi boşaltılamaz. İdrar kesesi fazla şişip esneyince şiddetli ağrılara neden olur. Bu durumda derhal hekime başvurmak gerekir.

Tedavi:

Prostat büyümesinde bitkisel ilaçlar tercih edilmektedir. Bitkisel ilaçların istenmeyen etkileri azdır, ayrıca tedavi giderleri de daha düşüktür.

Prostat büyümesi tedavi ile geri döndürülemez, ancak şikayetler hafifletilir.

Tedaviye destek olarak hareketsiz kalınmamalı düzenli ve devamlı olarak vücut hareketi sağlanmalıdır. İçki içilmemeli, soğukta kalınmamalı, soğuk içecekler içmemelidir. Sıcak ortam idrar yapmayı kolaylaştırır. Düzenli olarak tuvalete gidilmeli, tuvalette fazla kalınmamalı, zorlanmamalıdır, kabızlık varsa tedavi edilmelidir.

Önemli bir destek tedavi de çörekotu ile sağlanmaktadır. Çörekotu vücut sıvılarının dokularda akışkanlığını dengeleyerek prostat büyümesinde şikayetlerin azalmasına yardımcı olmaktadır.

Dahilen Kullanılan Bitkisel İlaçlar:

Cüce palmiye meyvesi: 1-2 gr tohum dövülür veya öğütülür, biraz su ile içilir. Hazır ilaç şeklinde bulunmaktadır. Isırgan otu kökü ve kabak çekirdeği ile birlikte kullanılabilir. Uzun süreli tedaviye uygundur.

150 ml soğuk suyla kaynayana kadar ısıtılır, ateşten alınıp ağzı kapalı olarak 10 dakika bekletilir, süzülerek içilir. Çayı taze hazırlanarak günde 2-3 defa içilebilir. Kullanım süresince günde 2-3 litre su içilmelidir. Hazır ilaç şeklinde bulunmaktadır.

Isırgan kökü: Dövülmüş veya öğütülmüş 1 çay kaşığı kök 150 ml soğuk suyla kaynayana kadar ısıtılır, ateşten alınıp ağzı kapalı olarak 10 dakika bekletilir, süzülerek içilir. Çayı taze hazırlanarak günde 2-3 defa içilebilir. Kullanım süresince günde 2-3 litre su içilmelidir. Prostatın başlangıç devresinde kullanılır, iltihaplanmaya karşı idrar yolarının yıkanmasını sağlar, kalp yetersizliği, böbrek yetersizliği ve buna bağlı vücutta su birikmesi ( Ödem) varsa kullanılmamalıdır.

Kabak çekirdeği: Günlük ortalama kullanım miktarı 10 gr çekirdek içidir, bu miktar günde 3 defada çiğneyerek yenir veya iyice dövülerek su ile içilir. Hazır ilaç şeklinde bulunmaktadır.

Çörekotu: Günde 15 gr çörekotu 2 veya 3 defada öğütülerek bekletmeden aç karnına yenir. Öğütülmüş çörekotu 2 yemek kaşığı çorba ile veya rendelenmiş elma ile karıştırılarak yenebilir. Şeker hastası olmayanlar, pratik olması açısından 1 haftalık çörekotu kullanım miktarını öğütüp bekletmeden tahin ve pekmeze ( 100 gr çörekotu, 150 gr pekmez, 250 gr tahin) karıştırıp aç karnına 1 yemek kaşığı karışımdan yiyebilirler. Tedaviye şikayetler azalana kadar devam edilir, sürekli olarak kullanılması tercih edilmelidir, sarımsakla birlikte yendiğinde bağışıklık sistemini dengeleyerek iltihaplanmanın oluşmasını da ( Prostatit) önler. Sarımsak her defasında 1 diş ( 1 gr) olmak üzere günde 3-4 diş yenir, uygulamaya 2-3 ay devam edilir. Sarımsak havanda dövüldükten sonra, havanda 4-5 dakika bekletilir, yemeğe veya yoğurda katılarak ana öğünlerde yenir.

Not: Hazır öğütülmüş olarak satılan çörekotu kesinlikle yenmemelidir, çok zararlıdır.

Kaynaklar:1- Dr. Ahmet Toptaş, Alman kanunlarına göre düzenlenip izin verilen BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ

2 Eylül 2011 Cuma

AĞIZ KOKUSUNDAN KURTULUN !



Elma ve armut, havuç ve turp nefesinizi tazelemek ve temizlemek için etkilidir. Bunlar içerdikleri gıda lifleri sayesinde tükrüğünüzü temizler, aynı zamanda damağınızda tatlı bir tat bırakırlar.


Tarçın ve Nane Filizleri: sarımsak ve soğan kokularına karşı birebir etkilidir. Tarçın kabuklarının içeriğinde bulunan özel bir yağ, ağzınızda bulunan bir tür bakteriyi yok eder. Tarçın ya da nane aromalı sakızlar da benzer etkilere sahiptir. xylitol bileşkeni içeren sakızlar diş çürüklerini önlemeye yardımcı olur.

Limon: Bir limonu ortadan ikiye bölerek emebilirsiniz. Eğer bunu yapmak istemiyorsanız, bir bardak sodanın içine limon dilimleri atarak içebilir, sodanız bittikten sonra limon dilimlerini yiyebilirsiniz. Limon aromalı şekerler tüketmek daha pratik olabilir.

Maydanoz: Maydanoz nefesi tazeleme özelliğine sahiptir. Bunun yanı sıra taze biberiye de aynı şekilde etkili olabilir.

Eğer ağız kokusunu daha egzotik tatlarla çözmek isterseniz anason, kakule, kişniş, rezene gibi baharatları kullanabilirsiniz. Küçük miktarlarda tüketeceğiniz bu baharatlar sayesinde yemek sonrasında içeceğiniz kahve bile ağzınızda daha sonra kötü bir tat bırakamayacaktır.

Yoğurt: Eğer gün içinde yağlı ve kötü kokabilecek gıdalar yediyseniz lezzetli bir alternatifi olarak yoğurt yemeği tercih edin. Günde bir ya da iki kere yiyeceğiniz yarım kap yoğurt ağzınızda oluşacak hidrojen sülfür kokusunu yok etmeye yardım eder. Genellikle ağzınızın içini çürük bir yumurta gibi kokutan hidrojen sülfürdür. İçine C vitamini açısından yüksek meyveler koyarak yoğurdunuzu tatlandırabilirsiniz.

29 Ağustos 2011 Pazartesi

Çobanpüskülünün Faydaları

Çoğunlukla çali, bâzan da, 10-15 metreye kadar boyu uzayabilen bir agaç. Yapraklar kalici, derimsi, oval, kenarlari genis disli ve dislerin tepesi dikenlidir. Çiçekler iki evcikli olup, kurullar hâlinde bulunur. Meyvesi yuvarlak ve parlak kirmizidir. Kuzey Afrika, Bati ve Güney Avrupa ve Bati Asya'dan Çin'e kadar olan bölgelerde yetisir. Türkiye'de yetistigi yerler: Trakya ve Kuzey Anadolu. 

Kullanıldiği yerler: Atesi düsürür, terletir ve vücuda rahatlik verir. Meyvenin iç kabugu ökse yapiminda kullanilir. Odunu çok sert, agir ve koyu renktedir. Çok iyi cilâ tutar. Tornacilikta, kaplamacilikta, çark disi yapiminda kullanilir. Körpe dallari kamçi sapi yapmaya yarar. Süs bitkisi olarak da yetistirilir. 

17 Ağustos 2011 Çarşamba

ÖDEM GİDERİCİ ŞİFALI BİTKİLER


Arpa'nın suda kaynatılarak elde edilen sıvısı susuzluğu giderir. Aşk otu kökünden elde edilen yağ, vücudun çeşitli yerlerinin su toplamasıyla oluşan hastalıkların tedavisinde de kullanılır. Havuç tohumlarından yapılan şurup, vücudun su tutmasına ve hazımrahatsızlıklarına iyi gelir. Kenevirle (bir miktar) kaynatılan sütten gün boyu birkaç defa birer yudum içilirse ödem hastalığına son derece olumlu etki yapar. Soğan, armut, kavun, elma, kiraz, şeftali, dereotu, patlıcan vücuttaki ödem ve su tutulmasını önleyicidir. Turp ödeme iyi gelir.

10 Ağustos 2011 Çarşamba

TRABZON HURMASI NELERE FAYDALI

Yapılan araştırmalarda kalp-damar, sindirim sistemi gibi birçok hastalığa faydalı olduğu tespit edilen Trabzon hurması adeta vitamin deposu.
Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asım Kadıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, anavatanı Çin olan Trabzon hurmasının Türkiye'de kuzeyde Orta ve Doğu Karadeniz, güneyde ise Hatay, Adana ve Mersin çevresinde yetiştirildiğini söyledi.

Trabzon hurmasının dünyada iyi bilindiğini ve üzerinde çok sayıda araştırma yapıldığını ve yapılmaya da devam edildiğini belirten Kadıoğlu, ''Trabzon hurması birçok vitamini barındırması dolayısıyla sağlık açısından önemli bir üründür. Trabzon hurması özellikle A vitamini ve karbonhidratlar yönünden zengin bir meyve. Ayrıca bu meyvenin 100 gramında yaklaşık olarak 0,7 gram protein ve 0,4 gram yağ bulunmaktadır'' dedi.

Prof. Dr. Kadıoğlu, 100 gram Trabzon hurmasında 20-25 miligram arasında C vitamini ile B1, B2 ve B3 gibi bazı B vitamini çeşitlerinin de bulunduğunu ifade ederek, ''Araştırmalar ayrıca mineral madde içeriği bakımından bu meyvenin zengin olduğunu gösteriyor. Çalışmalar özellikle potasyum, kalsiyum ve fosforu en yüksek oranlarda ihtiva ettiğini de ortaya çıkarmıştır'' diye konuştu.

''KOLESTEROLÜ VE YÜKSEK TANSİYONU DÜŞÜRÜCÜ ÖZELLİĞİ BULUNUYOR''

Yapılan tıbbi araştırmalarda Trabzon hurmasının özellikle kalp-damar, sindirim sistemi hastalıklarına iyi geldiğinin belirlendiğini kaydeden Prof. Dr. Asım Kadıoğlu, şöyle devam etti:

''Bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği ve sindirim sistemi hastalıklarının tedavisinde kullanılabileceği tespit edildi. Bu meyve 100 gramında 0,3 miligram demir içermesi dolayısıyla kansızlık ve A, B, C vitaminlerini ihtiva etmesinden dolayı da vitamin eksikliğinin tedavisinde kullanılabilme potansiyeli bulunmaktadır. Ayrıca kolesterolü ve yüksek tansiyonu düşürücü özelliği olduğu da bilinmektedir.''

Kadıoğlu, Trabzon hurmasını bugünlerde pazar ve manavlarda bulmanın mümkün olduğunu ifade ederek, sık sık tüketilmesi tavsiyesinde bulundu.

6 Ağustos 2011 Cumartesi

DAMAR SERTLİĞİ İÇİN ŞİFALI BİTKİLER



Damarların daralmasıdır.Yağların damar duvarlarına birikmesi ve kalsiyumun çökmesi sonucu damar içinde plaklar oluşur.Damarlar daralır ve sonuçta tıkanabiir.Genetik etkisi vardır.Şeker meyvelerden alınmalıdır.Posalar kalori alımını azaltır.Posalı yiyecekler kan yağını azaltır.Alkol,şişmanlama ve yüksek tansiyon riskini artırır.Tuz damar sertliğini ve yüksek tansiyonu tetikler.Yağdan alınacak kalori azaltılmalıdır.



Sarımsak ve Limon kürü :30 diş soyulmuş sarımsak ve 5 adet soyulmuş limon küçük parçalara dilinir ve ikisi mikserde karıştırılır.Püre haline gelen karışım tencerede bir defa kaynayınca ocaktan indirilir.Sonra süzgeçten geçirilir.Suyu bir şişeye konur ve buzdolabında saklanır.


Bu sudan her gün 1 bardak içilir.Yemekten önce veya sonra içilebilir.Geceleri yatarken içmek daha faydalı olabilir.3 haftalık bir kürden sonra 1 hafta ara verip tekrar ikinci 3 hafta içilir.Bu kür her yıl tekrarlanırsa faydası vardır.Haşlandığı için sarımsağın kendine has kokusundan kimse etkilenmez.1 kg limon sıkılır,1 sürahi üstü su ile doldurulur içine 40-50 diş sarımsak konur buzdolabında 1 hafta konur.Sonra ezilir ve tülbentten suyu çıkarılır.Suyu sabahları yarım fincan içilir.Bu bir defa yapılır.


Soğan faydalıdır.


Şahtere damar sertliği için faydalıdır.


Turp damar sertliğine faydalıdır.


Turunç damar tıkanıklığı için suyu içilir.


Kuru üzüm damar sertliğine iyi gelir.


Tavşan kirazı damar sertliğine faydalıdır.

5 Ağustos 2011 Cuma

KİRAZ SAPININ FAYDALARI SAYMAKLA BİTMİYOR

Yaz mevsiminin en güzel meyvelerinden biridir Kiraz.Meyvesini yer çekirdeği ile sapının yüzüne bile bakmaz çöpe atarız.Aslında Kiraz sapının binbir derde deva olduğunu bilseniz eminim atmazsınız.Bunları okuduktan sonra kiraz saplarını asla atmayacağınıza eminim.Yok ben uğraşamam bu kadar iş arasında diyorsanız,internet üzerinden satın alabilirsiniz.

25 -30 adet kiraz sapı 1 bardak suda 5 dakika kaynatılarak elde edilen suyu içmek adet dönemi sancılarını giderir.
Kullanılacak kiraz sapları gölgede kurutulmuş olmalı. Kiraz saplarının rengi koyu kahverengi olmuşsa ve incelmişse bunların etkisi kalmamış demektir kesinlikle kullanmayın, hiçbir faydası olmaz.
Kirazın diğer faydaları :
* Kanı sulandırır
* Kanı temizler, böbrek yetmezliği için çok faydalıdır
* Günde 1 avuç yenildiğinde zayıflamaya yardımcıdır
* Baş ağrısına karşı etkilidir. 20 tanesi bir aspirine eşdeğer.

BÖBREKLEREDE FAYDALI

1 tutam kiraz sapını (40-50 adet) 3 su bardağı suda 10 dk. kaynatın. Soğutun ve sabahları aç karnına 1/2 çay bardağı için. İdrar söktürecek, böbrekleri temizleyecektir. Özellikle idara yolları enfeksiyonuna dermandır. Aynı zamanda kadınların menapoz ağrılarını yokeder.





ÖDEM ATICI
1 tutam kiraz sapını 1 çay bardağı dolusu taze vişne ya da böğürtlen ya da kızılcık ile beraber 3 su bardağı suda 5 dk. kaynatın ve soğutun. Sabahları aç karnına 1 çay bardağı için. 2 hafta sonra vücunuzdaki şişkinliğin azaldığını ve sağlıklı kilo verdğinizi göreceksiniz. Aynı zamanda vücuttaki ödemleri atacaktır.


CİLT BAKIMI İÇİN


4 tutam kiraz sapını (200-300 adet) 3 litre suda 10 dk. kaynatın. Sonra içine 20 gr. kadar çubuk tarçın tanesi ve 5 gr. kadar ıhlamur (10-20 yaprak) atın. 1 saat demlendirin. Bu su ile banyo yapın. Cildinizin nasıl nefes aldığını hissedeceksiniz. Ayrıca bir leğene bu karışımdan koyup ayaklarınızı içinde 20 dk. bekletirseniz, ayaklarınızda ne gibi değişimler yaşandığını kendi gözlerinizle görecek ve topuk ağrılarından kurtulduğunuz gibi ayaklarınızın gül bahçesi olduğunun farkına varacaksınız.