Buraya reklam eklenecek
cilt bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cilt bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ağustos 2011 Salı

Huiles&Baumes Yüz ve Göz Makyajı Temizleme Yağı

PÜRÜZSÜZ BİR CİLT İÇİN UYGULANACAK KÜR

OLAY Active Hydrating Nemlendirici Losyon

"Cilt Bakım Ürünlerinde Nelere Dikkat Edelim --1"

Ben cilt bakım ürünlerinde genelde 3 şeye dikkat ediyorum.
1-Ürün nasıl paketlenmiş.Şişede mi,kavanozda mı,pompalı mı,dökmeli mi?
2-İçeriğinde neler var?
3-Cildime iyi geliyor mu?

Bugün özellikle ürünlerin paketlenmesi(daha uygun kelime bulamadım) kısmına biraz değinmek istiyorum.
Aşağıda şık,zarif,çok bilimsel bir kutuda,sanki sürünce bütün cilt problemleriniz yok olacakmış hissiyatı veren Clinique Superdefence krem duruyor.Clinique güzel bir marka,bu nemlendiricide bol antioksidan var bir de spf 25!Benim cildim daha ne ister ki diye düşünüyoruz.Ama biraz yanılıyoruz.Çünkü o cildimize çok ama çok yararlı antioksidancıklar,tamam çok kararlı yapıdalar ama bir kere bir serbest radikali durdurduktan sonra işe yaramaz hale geliyorlar.Aynen birini sokunca ölen arılar gibiler.Bi sıkımlık canları var.
Şimdi biz bu kavanozu kullanmak için her sabah açıyoruz içine hava giriyor,her açışımızda tekrar ve tekrar,e o güzel antioksidanlar da içeri giren havadaki serbest radikalleri durdura durdura yararsız hale geliyorlar ve sonuçta cildimize hiç ama hiçbirşey kalmıyor!
Bu bir kenara ürüne temas ederken-eliizle veya yanında verilen spatulla-ürüne bakteri bulaştırıyoruz,hadi buna çok dikkat ettik diyelim,havadan bile ürüne bakteriler bulaşıyor ve o güzelim nemli ortamda vay be burası ne de güzelmiş modun da çoğalıyorlar.

Şimdi size soruyorum,bakteri yuvası haline gelmiş ve açıp kapanarak içinde antioksidan etkinliğini kaybeden bu kremlere para vermek ister misiniz?
İşin komik kısmı ben bunları bildiğim halde duperdefence kullandım,ama benimki deneme merakı ve ablamda aşağıdaki Estee daywear plus nemlendiriciyi kullandı.İkisi de ince yapılı,anında emilen,çok güzel ürünler.Ama kullanılmaları aşamasında yukarda anlattıkalrımı kanıtlayan birşey farkettim.İki ürünün de rengi zaman içinde koyulaştı!Yani iki ürün de havayla kimyasal tepkimeye girdi..Paramızı havaya atmış olduk!


Bu paketlemeyle ilgili dikkat etmemiz gereken birşey daha var ki o da ürünün şişesinin,kavanozunun şeffaf olmaması,ışığı geçirmemesi.Çünkü güneş ışığı da o canım antioksidanları yararsız hale getiriyor,son olarak ürünlerimizi çok sıcakta da saklamazsak,hep paramız çöpe gitmez,hem de maximum faydayı sağlamış oluruz.:)
Peki sonuç olarak nasıl paketleme daha iyi dersek,tercihen pompalı güneş geçirmeyen şişe,ya da tüpte ürünler ki en iyisi pompalı şişeler.Sıradaki yazı da içerikler hakkında ufak bir derleme olacak,çünkü her maddeyi bilmek biraz imkansız=)

Neutrogena Light Night Cream

Artık 20'li yaşların sonuna geliyorum :( Gece kremi kullanmak farz oldu diye düşünüp,bir arkadaşımın tavsiyesiyle olaya bu kremle başlamak istedim.
Neutrogena'nın bu gece kremini birkaç aydır kullanıyorum.Genel olarak memnunum diyebilirim,daha erken olduğunu düşündüğüm için cildimi  yoran ağır bir gece kremi kullanmak istemedim,bu hafif formullü gece kremini ilk sürdüğünüzde yağlı bir his bırakıyor ama kesinlikle rahatsız edici değil.(ee zaten yatıp uyucaksınız)  :) Ayrıca cildi yumuşacık ve dolgun yapıyor..
Bence fiyatına göre(20 tl civarı) gayet iyi bir gece kremi,denemeye değer diye düşünüyorum,zaten bu markanın bir çok ürününü seviyorum,özellikle el kremleri favorim..





Ürünün kendi tanıtımı şöyle;


Gece boyunca cildinizi nemlendirerek cildinize yumuşak ve pürüzsüz bir görünüm kazandırır.Hafif formülü gece kremi yoğun nemlendirme etkisi ile cildinizin nem seviyesini 2 katına çıkartır ve nemlendirrme etkisini 8 saat boyunca korur.Yağ içermeyen formülü cilt tarafından hızla emilerek gözeneklerin tıkanmasını engeller.



"Evde Aspirinli Tonik Yapma Macerası:)"

Makeupalley de aspirinli toniğin ve elma sirkeli toniğin birçok hayranı vardı.Herkes ciltlerine çok iyi geldiğini söylüyordu.Düşününce sivilceler geçsin diye salisilik asitli ürünler sürüyoruz ve aspirinde de asetilsalisilik asit var.Yani asetil kısmı cildimizin bundan yararlanmasını etkiler mi sorusunun cevabını bilebilecek kadar kimya bilgisine sahip değilim.Elma sirkesinin cilde faydası var mı,bu da pek emin olduğum bir konu değil ama çok duydum ve bu kadar çok memnun olanı da olunca bir de ben deneyeyim dedim.
Öncelikle eski bir tonik şişesini boşalttım,güzelce yıkadım,içinde bir süre su bekletip o suyu da döktüm.Elma sirkesi aldım.Diğer malzemelerim ise evde vardı.Aspirin,body shop çayağacı yağı,cleocin t sivilceler için antibiyotik.Gördüğünüz üzere ben sirkeli ve aspirinli toniği ayrı ayrı denemek yerine birleştirdim kendi kafamda ve mua da aloe vera jeli konulmuştu genelde ama herkesin formülü farklıydı.Ben de kendiminkini yarattım.
Öncelikle bir bardak içme suyu koydum şişeme ve 1/3 bardak elma sirkesi ekledim.Cleocin T'den yarım şişe,body shop çay ağacı yağının ise ortalama 1/3nü koydum.Çay ağacı yağı suyla karıştığı an süt beyaz bir renge döndü ama çalkalayınca gayet homojen dağıldı.Bunu açıkçası yüzde yüz saf çay ağacı yağı olmamasından,içinde alkol içermesinden olduğunu düşündüm.Aspirine gelince,etkili olabilmesi için 100mlye 1000mg gelecek şekilde koymak gerektiği yazıyordu.Bendekiler bebe aspirini olduğu ve tanesi 100 mg olduğundan,200ml'lik toniğim için 20 adet bebe aspirini gerekiyordu ki ben de sadece 10 tane olduğundan ,10 tane koydum kalanını yarın ekleyeceğim.
Gelelim izlenimlerime...Aspirin maskesi yapanlar bilirler aspirin suda erimez taneli olarak kalır bu yüzden bu toniği her kullanımdan önce çalkalamak gerekiyor.
Sirkenin kokusu keskin ama çay ağacı yağı ve cleocin karışımı özellikle de çay ağacı yağı bu kokuyu oldukça bastırdı.
Sonuç renksiz,body shopun çay apacı serisi toniği gibi kokan bir sıvı oldu.
Bu tarifi uygulamak isterseniz,koku hafiflesin diye demlenmiş yeşil çay karıştıran da var ,aklınızda bulunsun.
Toniği suratıma ilk sürdüğümde yapış yapış olmasından korktum ama birkaç dakika içinde cildim iyice emdi ve cildim gayet normal oldu.
Yağlı ciltli biri olarak,üstüne nemlendirici sürme ihtiyacı hissetmedim.
Hassas ciltliler kesinlikle kullanmamalı,kırmızılıkları arttırır.
Buzdolabında saklamak sanırım en iyisi.
Romantik bir akşamdan önce suratınıza sürmeyin lakin kokusu uygun değil.=)
Ve son olarak buu toniği bir süre daha deneyeceğim ve bakalım dedikleri kadar var mı buradan size bildireceğim.;) Beni bekleyiinnn.;)

Cildinize Göre Cilt Bakım Maskeleri



Açıklama:
Cildimize bakım yapmadan önce buhar banyosu uygulayın. Gözenekleri açmanıza yardımcı olacaktır. Cildinizde göz altlarına maske sürmemelisiniz. Çünkü buradaki cilt dokusu çok hassas olup, kırışıklığa yol açacaktır. Meyveler ile yapacağınız cilt maskelerinde meyvelerin çürük olmamasına özen gösterin. Maskeyi temizledikten sonra cilt kuru ise yağlı, yağlı ise nemlendirici bir krem sürün. İşte size evde kolayca uygulayabileceğiniz doğal cilt maskeleri

Hassas ciltlerin Kullanabileceği Cilt Maskesi
Malzemeleri: 2 çay kaşığı kekik ve 2 çay kaşığı krema
Yapılışı: Kekiği kaynatıp çıkarılan konsantre suyunu krema ile karıştırın. Daha sonra Göz bölgesi hariç, yüzünüze ve boynunuza sürün.

Temizleme maskesi
Malzemeleri: 2 çay kaşığı un, 1 çay kaşığı su, 1 çay kaşığı bal
Yapılışı: Tüm malzemeyi karıştırıp, yüzünüze ve boynunuza sürün. 10 dakika bekledikten sonra ılık suyla cildinizi durulayın.

Avokado maskesi
Yapılışı: Avokadoyu tahta kaşıkla ezip yüzünüze ve boynunuza parmaklarınızla yedirin. 10 dakika bekledikten sonra ılık suyla çıkartın. Cildinizin E vitamini ihtiyacını giderin.

Yoğurt maskesi
Malzemeleri: Sabahları kahvaltıda kullandığınız mısır gevreklerinden biraz ve 2 kaşık yoğurt
Yapılışı: Bu karışımı yüzünüze süürn ve ardından bol su ile durulayın. Çok daha sağlıklı ve parlak bir cilde sahip olduğunuzu hissedeceksiniz.

Nemlendirici maske

Malzemeleri: 1 yumurta, 1 çay kaşığı un ve 1 sıvı yağ
Yaplışı: Yumurtayı çırpıp, yağ ve unla iyice karıştırın. 15 dakika kadar yüzünüzde beklettikten sonra temizleyin.

Vücut maskesi

Malzemeleri: 1 bardak bal, yarım bardak susam ve ek olarak nane.
Yapılışı: Bu malzemeleri karıştırdıktan sonra vücudunuza sürün ve 15 dakika sonra ılık suyla duş alın.

"Clean and Clear Advantage Temizleyici ve Neutrogena Mendil"

Anneler günü indiriminde kendimi kaybetip aslında kullanmayacağımı bildiğim bir sürü cilt bakım ürünü almıştım.Şimdi içlerinden kullandıklarımı yorumlayayım dedim.
Öncelikle "Clean and Clear Akne önleyici yüz temizleme jeli"yle başlayayım.Bu jelin kullanıldığı andan itibaren akneleri yok etmeye başlama vaadi var.Ben devamlı kullanmadım ama La roche posay effaclar jelimi yanıma almayı unuttugum 1 hafta boyunca kullandım,akneler üzerindeki o iyileştirici etkiyi göremedim.Zaten öyle bir beklentim yoktu,açıkçası bir firmanın bunu iddia etmesini de komik buluyorum.Nasıl kırışıklıklar vaat edildiği gibi bir kremler 10 gün içinde yok olmayacaksa,sivilceler de temizleyiciyle iyileşmez,temizleyici kullanmak yenilerinin çıkmasını önler ama var olanlara bir etkisi olamaz zaten.Gözenek zaten tıkanmış,inflamasyon başlamış,temizleyici ulaşamaz ki içeriye.Diyeceksiniz antiinflamatuar maddeler içerirse işe yarar,hayır yine yaramaz çünkü biz zaten temizleyiciyi yüzümüze sürüp hemen yıkıyoruz,etki için bir vakit kalmıyor ki...


Neyse ürüne dönersek,güzel temizliyor ama aşırı derecede kurutuyor,araştırınca içeriğindeki C14-15 olein sülfatın çok güçlü bir temizleyici olduğunu ve kozmetik ürünlerde kullanımının cildi kurutup tahriş ettiğini okudum.Neutrogena ve Clean and Clear temizleyicilerinde ise sıklıkla var bu madde.Bunun dışında ürünün hoş bir kokusu var ama benim için fazla yoğun,yüzüme parfüm sürüyor gibi hissettim kendimi,ayrıca yüzümü yıkadıktan sonra da kaşıntı yaptı.Şu an sırtımdaki sivilceler için banyoda sırtıma sürüyorum.Ne de olsa sırtımız yüzümüz kadar hassas bir bölge değil.Bir daha alır mıyım,pek zannetmiyorum,belki sırtım için alırım.
Neutrogena temizleme mendilleri de indirim ganimetleri.Oldukça beğendim ama bunları da fazla parfümlü buldum.Göz makyajını kullandığım diğer markalara göre daha iyi temizliyor.Ama tabi mucize beklememek lazım.Yapısı sanki hafif yağlı gibi,yüze sürdükten sonra aşırı yapış yapış bir his bırakmıyor.Makyajımı silmeye üşendiğimde yüzümü bununla silip biraz su çarpıyorum ve içim rahat ediyor.Tekrar alır mıyım derseniz,şahsen kokusuz bir ürünü tercih ederim.Yukarda da dediğim gibi yüzüme parfüm sürmüşüm gibi olmayı sevmiyorum.Ayrıca akneye meyilli ciltlere de parfümlü ürünler önerilmiyor ama nedense çoğu marka bu bilgiyi göz ardı etmeyi pek seviyor.;)


1 Ağustos 2011 Pazartesi

"Neutrogena Clear Pore Wash ve Cilt Süngeri"

Neutrogena temizleyiciler genel olarak bana hitap eden ürünler değildir aslında.Kendilerini sevmem.Çünkü bol bol mentol,c14-16 olein sülfat,potasyum myristate vs gibi güçlü ama cildi irrite ettiğini okuduğum temizleyici maddeler içerirler.Ama Clear Pore Wash bir istisna.İçinde bu maddeler ve de mentol yok.Uzun zamandır bu istisna nedeniyle merrak ettiğim bir üründü ve en sonunda yılbaşı inidiriminde mi ne 7-8 TL ye almıştım İst'deki evimde dursun diye.

Tabi ben bunu aşağıda gördüğünüz kadar yani baya uzunca süre haftasonları kullandım.İlk başta pek temizlemiyor gibi geldi çünkü çok köpüren birşey değil.Ama buna da bir çözüm buldum ve aşağıdaki süngerimle temizledim,tam istediğim gibi güzelce temizledi cildimi.Benim cildimi kurutmadı ama bu demek değil ki sizin cildinizi kurutmaz,eğer cildiniz kuruya dönükse size hiç gelmez zaten,eğer karmaysanız yanaklarınız belki kurur,ama yağlıysanız,hele de indirimde yakalamışsanız bol bol alın derim.Kenarda dursun ,kullanırsınız,hiç olmadı sırtınızdaki sivilceler için duşta kullanırsınız.
Şimdi gelelim artılara eksilere.

Artılar:

*Uygun fiyata güzel bir temizleyici.
*Öyle çok parfümlü bir ürün değil,kremsi bir kokusu var.
*Sivilce falan yapmıyor,güzelce temizliyor.

Eksiler:

*Tek başına kullanılırsa çok az köpürüyor.E çok az köpürünce insanın bol bol kullanası geliyor.
*La Roche Posay Effaclar gibi çok azı tüm yüze maalesef yetmiyor.



Bu da benim yüz yıkama süngerim.Cildimi genelde bu süngeri kullanarak yıkıyorum akşamları.Sert bir yapısı var ama suyla temasta yumuşuyor.Özellikle burun bölgesine kullanılınca siyah noktaları azaltıp bir nevi peeling etkisi gösteriyor.Cildi hassas olanlar dışında herkesin kullanabileceği özellikte.
Ben sünger olarak migroslarda falan da satılan Nexcare markasını tercih ediyorum.3 adeti 8 TL idi en son.Body Shop tan falan da alabilirsiniz ama bence gidin ucuzunu alın.Çünkü bunlarda önemli olan kısa süre kullanıp atmak ve yenisini açmak.Ucuz alın ki içiniz atarken acımasın.
Bir de bu süngerlerin bu kadar geniş gözenekli olmayanları satılıyor.Onlar daha hassas ciltlere uygun ama yağlı,gözenekli ciltlere pek de etki etmez.Bunun kadar iyi değil.Bir de böyle kabak lifi gibi olanları var ki,onlar da fazla sert,haftada bir kullanacağım diyorsanız tamam ama günlük kullanıma uygun değil.
Son olarak sivilceli ciltler de bu süngeri kullanabilirler.İçi irin dolu görünen sivilcelerin olduğu yerlere kullanmasınlar ve var güçleriyle bastırmasınlar yeter.Aslında var gücüyle bastırmama işini sivilcesizler de yapmasınlar.Maksat hafifçe ölü deriden arındırıp,temizliğin etkisini arttırmak.Abartmamak lazım.;)

"Shiseido Spf 50 Güneş Kremi"

Desert Essence güneş kremim daha önce de bahsettiğim gibi zor sürüldüğünden,ve ben de buna üşendiğimden bazı günler güneş kremi sürmeyi atladığımı farkettim.Aslında evde Uriage renkli güneş koruyucu var ama rengi bana koyu geldiğinden ,yayması sürmesi vs derken,bu da benim üşengeçliğime çare olamadığından bir güneş kremi almanın şart olduğunu düşündüm.Birkaç ay önce Tekin Acarın indiriminden faydalanıp,bir de Shiseido deneyeyim dedim.

İstediğim 2 şey vardı.Sadece 2 şey.Güneşten korusun ve kolay yayılsın.Ama anlaşılan evren doğru mesajı mı gönderemedim ne,gidip Spf 50 lotion alacağıma cream almışım!İşin anlamadığım kısmı,orada bana güya yardım eden bayanlar ne istemiştiniz diye sorunca "hafif" bir güneş koruyucu istediğimi ,aklımda Shiseido olduğunu ,cildimin de yağlı olduğunu söylemiştim ve 5 dak zamanım olduğundan hemen aa size çok uygun dedikleri ürünü bakmadan aldım.Eve geldim açtım süreyim dedim ve şaşırdım,bu losyonların kutusu mu değişmiş dedim önce,sonra da anaa milletin bu kadar övdüğü losyon bu mu,krem bu ya katı katı dedim ama jeton hala düşmedi tabi!

Jeton ne zaman düştü derseniz,rahat 2-3 hafta kullandıktan daha doğrusu kullanamadıktan sonra bir gün uzanmışken gözüm "sun cream" yazısına takılınca düştü."Yaa ben krem almışım?!!" diye düşen jeton sonucu bir kez daha , kesinlikle ve kesinlikle,ürünü çıkarıp verme konusunda bile kozmetik elemanlarına güvenmemek gerektiğini anladım!

Ürüne gelirsek,UVA ve UVB ye karşı koruyan ,güzelce paketlenmiş spf 50 bir "krem" bu.Yağlı ciltlere asslaa gelmez,yayamazsınız,cildinizde beyazlık bırakır,emilmez,adamı katil eder! Nasıl yani derseniz,işte örneği,fotodaki kadar ürünü aldım.
Dağıtmak için 1 dak falan yaydım.Ve hala gördüğünüz gibi beyaz beyazdı.Bu ürünü cildiniz kuru ise beğenirsiniz.Veya kışın çok kuruyan karma ciltli biriyseniz deneyin derim.Ama yağlı ciltliler,yağlıya dönen ciltleri olanlar,t bölgesinin parlamasın allerjisi olanlar kaçsınlar!
İçeriğine bakarsak bol miktarda çinko oksit içeriyor,yani fiziksel koruyucu yanı oldukça yüksek,aslında sırf bu yüzden bile gözümde iyi bir yer alıyor.Zor sürülmesinin nedeni de zaten fiziksel koruyucu miktarının yüksek oluşu.Bu normalde çok sevdiğim bir özellik olabilirdi.Ama dediğim gibi kolay sürülen birşey arayışında iken aldım bu ürünü ve Desert Essence bundan daha katı iken bundan daha kolay yayılması da garip geldi.

MEDICINAL INGREDIENTS: Zinc Oxide 13.9%, Octinoxate 7.4%.?NON-MEDICINAL INGREDIENTS: Water, Cyclomethicone, Butylene Glycol, Dimethicone, Polymethyl Methacrylate, Dimethicone Copolyol, Polybutylene Glycol/PPG-9/1 Copolymer, Disteardimoniu Hectorite, Trimethylsiloxysilicate, Dextrin Palmitate, Glycerin, Hydrogenated C6-14 Olefin Polymers, Xylitol, Methyl Gluceth-10, Glutahione, Sodium Glutamate, Zinc Myristate, Dipotassium Glycyrrhizate, Thiotaurine, Scutellaria Baicalensis Extract, Onions Spinosa Root Extract, Extoin, Cyclopentasiloxane, Acrylates/Dimethicone Copolymer, Isotearic Acid, Aluminum Hydroxide, Stearic Acid, Trisodium Edta, Silica, Alcohol, BHT, Phenoxyethanol, Methylparaben, Ethylparaben, Fragrance, Titanium Dioxide.

Shiseido içinde antioksidan var falan demiş,evet var Scutellaria Baicalensisin araştırdığım kadarıyla antioksidan ve antiinflamatuar özellikleri var ama listenin en sonlarında maalesef.Yani bu yönden beklentilerimi karşılamaktan uzak.

Dediğim gibi,güneşten iyi korusun,cildim kuru veya kuruyor derseniz memnun kalırsınız.Ama benim gibi yağlı ise,başka ürünlere yelken açın.

"Ufak Bir Cevap"

Bir Blogger üyesinin göz kremi ayrı mı olmalı yazıma yorumu

şimdi içindeki maddeler aynı diye bu kremlerin aynı olduğu sonucuna mı vardın? o zaman sen ayak kremlerini de yüzüne sürersin :)bunları güzellik uzmanları pek bilmez, kendilerini çok iyi yetiştirenler belki. fakat sadece ürünleri kullanmayı bilen biri olarak bu kadar hassas yorumlar yapma bence. satan lise mezunları bile kullananlardan daha iyi bilir ayrıca. formülasyonlar farklıdır, bir çok madde bir çok kremde vardır, fakar adsorban, koruyucu vs. olarak bulunur. kaldı ki bu derilerin geçirgenliği birbirinden farklıdır, bunu da senin benden daha kapsamlı olarak bildiğine inanıyorum, 5'e kadar geldiğine göre. yani bence göz çevrelerinize iyi bakın kızlar,her şeye inanıp atlamayın.. ha kozmetiklerin vs. hepsi yalan diyen birisi de zaten nemlerndirici bile kullanmaz :)




Hiçbir deri hiçbir kremi epitel tabakasından daha derine geçiremez.cildin alt katmanlarına inen krem bir kere yalandır.öncelikle bunu söylemiş olayım.

bahsettiğim la roche posay göz kremleri hydraphase serisi hariç l-ascorbic asit %5 etken madde olarak içerirler.bu sebeple active c serisini aldım ve yazımda da aslında aynı maddenin LRPin diğer göz kremlerinde de bulunduğunu ama uzatmak için yazmak istemediğimi yazdım.


Burada ABD de de yavaş yavaş konuşulan bi olayı sizlere aktardım.inanıp inanmamak s,zlere kalmış

Evet,bir üründe önemli olan içerik listesidir.bilmemkaç kere fermente olup mahzenlerde 20 yıl falan bekletilmezler.


Eğer içeriği güzelse ayak kremini yüzüme de,gözüme de sürmekte hiçbir sakınca görmem ;)

Cildim kuru olmadığından nemlendirici benim için ekstra önemli değildir.Ama cildimi yıkadıktan sonra salisilik asitli nemlendiricimi sürerim.

Son olarak da ben sizlere doktor olarak değil (zaten daha doktor falan olmuş da değilim:))bir blogger ailesi üyesi olarak bu yazıları yazıyorum.Benim eğitimim bazı yazıları ve mekanizmaları anlamamı kolaylaştırıyor.Ama asıl bunları düşünme sebebim , kendi özel merakımdır.;)
İnanıp uygulamak veya uygulamamak tamamen sizlere kalmıştır.

SİVİLCELER ARTIK DERT DEĞİL


Ne yapsanız yüzünüzdeki sivilcelerden kurtulamıyormusunuz?Öyleyse aşağıda sizin için seçtiğimiz farklı çözümlerden birini seçerek sivilcelerinizden sonsuza kadar kurtulabilirsiniz.


Yağlı ciltler alkol içeren losyonla veya karışımla günde birkaç kez silinmelidir. Bunu özellikle dışarıdan eve geldiğiniz zaman yapmaya gayret gösterin.

Haftada bir kez “tuzla tedavi” yapmayı deneyin. Banyodan sonra, pamuğu tuza batırın sonra yüzünüzü dairesel hareketlerle silin. Yüzünüzü yıkayın.

Sivilce tedavisi komplike bir şekilde gerçekleştirilmelidir, haricen kullanılan ürünler olduğu gibi, bazı ürünleri de dahilen kullanmalısınız. Sivilceden kurtulmak için öneriler:

- Beyaz lilyumun taze çiçeklerini şişeye koyun, üzerine alkol eleyin, her akşam bu karışımla yüzünüzü silin.

- Aloe yapraklarının suyunu kullanabilirsiniz. Aloe yapraklarını toplayın, yıkayıp 10 gün serin bir yerde saklayın. Sonra suyunu sıkın. Bu suyla yüzünüzü silin.

- Huş ağacı tomurcuğundan yapılan kompres sivilcelerden kurtulmaya yardımcı olur. 1 yemek kaşığı huş ağacı tomurcuğunun üzerine bir su bardağı sıcak su ekleyip 10-20 dakika kaynatın. Soğuttuktan sonra yüzünüze uygulayın. Tomurcukları çay gibi demleyerek içebilirsiniz de. Huş ağacı yaprakları da kullanılabilir. Yıl boyunca çayını için ve sağlıklı olun. Bu çayla ayrıca saçlar da durulanabilir.

- Sinirliotun taze sıkılmış suyuyla yüzünüzü silin, maske olarak kullanın.

- 2 çorba kaşığı yabani çuha çiçeği köklerine 1 bardak kaynar su ekleyin. 1 saat bekleyin. Süzüp cildinizi bu çayla silin.

- 1 çorba kaşığı mürver çiçeğine 1 bardak sıcak su ekleyin, demleyin. Günde 3 defa bu çayı bölerek için.

- Yabani kiraz çiçeklerini kaynatın, suyuyla yüzünüzü yıkayın.

- Çam kabuğu, tomurcuğu ve yapraklarını kaynatın, yüzünüzü yıkamak için kullanın. Banyo için de kullanabilirsiniz.

- 300 ml kaynayan suya acı pelin otunu ekleyin. Demleyin. Kompres olarak kullanın. Taze pelin suyunu maskelere ekleyin.

- Devetabanı yapraklarına sıcak su ekleyin (1:10), yağlı ciltler için maskelerde kullanın.

- 4 çorba kaşığı oğulotu (melisa) + 1 bardak kaynar su. Şişliklerde kullanabilirsiniz.

- 1 çorba kaşığı andız köklerine yarım litre sıcak su ekleyin. 5 dakika kaynatın. Süzün. Yüzünüzü yıkamak için kullanın. Taze halde maske yapımında kullanabilirsiniz.


İçecek Reçeteleri:



- 2 çorba kaşığı ısırgan yaprağına 2 bardak sıcak su ekleyin, 2 saat bekleyin. Günde 4 defa yarım bardak için.

- 1 çorba kaşığı karahindiba köklerine 1 bardak kaynar su ekleyin, 15 dakika kaynatın. 45 dakika soğutun, süzün. Ünde 3 defa yarım bardak, yemekten 15 dakika önce için.

- 3 ölçü andız kökü, 3 ölçü at pıtrağı kökü, 4 ölçü sarı kantaron otunu demleyin. Günde 2 bardak için.

- Dereotu tohumu, at pıtrağı kökü, meyan kökü, karahindiba kökü, akdiken kabuğu – eşit miktarda karıştırın, demleyin, yemekten yarım saat önce yarım bardak sıcak olarak için.

- Adaçayını çay veya kahve yerine için


Sivilcelere karşı diğer yöntemler:

- Yüz temizleme losyonu. 1 tatlı kaşığı papatya, 1 tatlı kaşığı sarı kantaron, 2 tatlı kaşığı kartopu çiçeği. 200 ml sıcak su ekleyip, kapağını kapatıp demleyin, 30 dakika bekletin. Yüzünüzü ılık karışımla silin.

- Maske. 1 tatlı kaşığı kartopu çiçeği, 1 tatlı kaşığı kalendula çiçeği ve 1 tatlı kaşığı tarla at kuyruğunu karıştırın. 200 ml sıcak su ekleyip kapağını kapatın. Patatesi haşlayın, suyunu süzün ve demlediğiniz çayı patateslere ekleyin, iyice ezin, maske hazırlayıp yüzünüze sürün. 15-20 dakika bekleyin. Ilık suyla yıkayın.

- Temizleme losyonu. 2 çorba kaşığı tarla atkuyruğuna 150 ml oda sıcaklığındaki suyu ekleyin, kapatıp bir gece bekletin. Sabah 1 kaşık karışıma 3 kaşık karpuz suyu denk gelecek şekilde karpuz suyu ekleyin. Yüzünüzü bu karışımla temizleyin.

- Domates maskesi. 2 çorba kaşığı domates rendesine 1 çorba kaşığı nişasta ekleyin, maske hazırlayıp yüzünüze uygulayın. 15-20 dakika bekletip soğuk suyla yıkayın.



Buz küpleri

Bazı şifalı bitkileri kullanarak buz küpleri hazırlayabilirsiniz. Buz küplerini sabahları kullanabilirsiniz. Onları yüzünüze sürmeniz cildiniz için yararlı olacaktır. Ancak eğer buzun cildinize iyi gelmediğini hissederseniz erimeye bırakın, pamuk yardımıyla yüzünüze sürün.

- Şerbetçi otu buz küpü. 1 kaşık şerbetçiotu kozalağına 50 ml sıcak su ekleyin, kapağını kapatıp 30 dakika demleyin. Buz kalıbına boşaltın. Ve dondurucu bölmeye yerleştirin.

- Kalendula yapraklarından buz küpü. 2 kaşık kalendula yaprağına 50 ml sıcak su ekleyin, kapağını kapatıp demleyin. Kalıplara boşaltıp dondurun.

- Adaçayı buz küpleri. 1 tatlı kaşığı adaçayı yaprağına 50 ml sıcak su ekleyin, 5-7 dakika demleyin. Dondurup kullanın.

- Dere otu tohumu buz küpü. 1 tatlı kaşığı dereotu tohumuna 100 ml sıcak su ekleyin, 15 dakika bekleyin. Süzüp soğutun ve kalıplara boşaltın.

- Meyve suyu küpleri. Bazı meyve ve sebzelerin suyunu dondurarak kullanabilirsiniz; Karpuz suyuna çok az tuz ekleyerek dondurun. 2 kaşık ayva suyu+2 kaşık maydanoz suyunu karıştırın. Buz kalıplarına döküp dondurun. Veya çilek suyuna kavun suyu ekleyin, karıştırıp dondurun.

- Gül küpleri. 3 tatlı kaşığı gül yaprağına 50 ml sıcak su ekleyin, kapatıp soğumaya bırakın. Soğuduktan sonra yapraklarıyla beraber kalıplara döküp dondurun.

BENİ AL! Sivilce İzlerini Yok Eden Pembe Krem ! : Vitacreme B12

"Göz Çevresine Krem Nasıl Sürülür?"

Göz çevresine krem sürmek biraz kafa karıştıran bir konu olmuştur hep.Ben kendi yöntemimden bahsedip birkaç önemli noktaya değineceğim.(Kaşlarım için kusura bakmayın lakin şekil verdireceğim,uzatmam lazım)
Öncelikle amacımız göz çevresini nemlendirmek ve yararlı içeriği göz çevresine yaymak.Ama gözümüzün içine de getirmemek.Bunu yapabilmek için öncelikle elimize az ürün almalıyız.Çok ürün alırsak kontrolü kaybederiz ve göz içine kaçırabiliriz.Aşağıdaki kadar ufak bir miktar iki göz çevresine yeter de artar bile.Çok yoğun kremlerde bu oran azalabilir veya nemlendirme özelliği az bir üründe artabilir.Ama ortalama miktar budur.Bir mercimek tanesi kadar denilir hatta.Gerçi pirinç diyenletr de oluyor ama pirinç tanesi de bana az geliyor.
Sürme kısmına gelirsek,Kimi der ki dışardan içeri sürün ,kimi der ki içerde dışarı sürün.Ama bunun önemli olduğunu düşünmüyorum.Yok lenf akımı şu yöne doğru ,yok damar bu yöne doğru,valla ben böyle bir anatomi bilmiyorum,ama eğer biri çıkar mantıklı bir açıklama yaparsa tabi dinlemeye de hazırım.Benim elimin alışkanlığı,ben kremimi gözün dışından içeri doğru,aşağıdaki kırmızı çizginin okları yönünde sürüyorum.


Öncelikle kremi ufak ufak,bu kadar çok parçaya olmasa da parçalara bölerek cildime değdiriyorum.Burada önemli olan şey gözümüzün altındaki kemiğimizin çizgisi boyunca kremi koymak.Neden önemli derseniz,o kemiğin üstündeki çukur bizim kremi sürme sınırımız,mümkün olduğunca yukarı çıkmıyoruz.Çünkü göze getirme riskimiz var.Buraya sürdüğümüz krem zaten hafifçe yukarı da yayılıyor ve bütün göz çevresini nemlendirmeye yetiyor.


Kremi böldükten sonra bir başka konuşulan şey ise hangi parmak ile uygulayacağımız.Ben yüzük parmağımı tercih ediyorum çünkü güçsüz bir parmak.Göz çevresi fazla ovuşturulmaması gereken ince bir yer,göz çevrenizi sık sık ovmanız da göz altı morluğuna yol açabilir.Bu nedenle kremi nazik hareketlerle sürmek gerekiyor.Eğer derseniz ki ben başparmağımla da nazik olabiliyorum,sürmenizde hiçbir sakınca yok derim.

Daha sonra dışarıdan içeriye doğru aşağıdaki resimlerdeki gibi yüzük parmağımla ufak ufak dokunuşlarla pat patlayarak kremi yediriyorum.







Göz pınarıma gelince,pınara çok yaklaşmıyorum,burun iç kısmına gelip oradan yukarı kaşlarıma doğru atlıyorum.Ve kaşlarıma da şekil verir gibi yukarı doğru masaj yaparak başladığım noktaya geri dönüyorum.Siz illa kaşlarınıza kadar çıkmak zorunda değilsiniz.Ama kaşlar bir nevi fazla kremi almaya yarıyor.









Bu hareketi krem emilene kadar tekrar ediyorum.Gündüz göz makyajımı bozabileceğinden dolayı göz kapağıma krem sürmüyorum.Göz kapaklarım yağlı olduğu için akşam da böyle birşey yapmıyorum.Ama göz kapaklarında kuruluk çekenler yine fazla olmamak kaydıyla göz kapaklarına da kremden sürebilirler.
SPF li kremleri biraz daha farklı sürüyorum.Onu da diğer postumda göstereceğim.Umarım işinize yaramıştır.:D

31 Temmuz 2011 Pazar

"Güneş Kreminizi Sürerken.."

"Avene Cleanance Serisi ve La Roche Posay Effaclar Karşılaştırması Devam"

1-Avene Cleanance Gel temizleyici 200ml= 200 ml 'lik bu üründen 4-5 şişe bitirdim zamanında.Güzel köpürüyor ve iyi temizliyor.Ama yıkadıktan sonra ciltt kayganlık kalıyor -ki ben bunun içindeki gliserinden olduğunu düşünüyorum nedense- bu sayede cildiniz la roche posay effaclar kadar kurumuyor.Ama yine de karma ve yağlı ciltlerin memnun kalacağı bir ürün. 2-Avene Cleanance Tonik 200ml=İçeriğinde çok fazla alkol barındıran bir tonik bu.%10 alkol içeriyormuş!Cilt için alkol yararlı değil ama ben bu toniği sevdim nedense.İçinde pudra var,çalkalayıp yüzünüze sürüyorsunuz ve gerçekten de daha az parlıyorsunuz.Cildiniz çok yağlıysa denemenizi öneririm ama bu kadar alkol karma cildi,hafif yağlı cildi bile kurutur,tahriş eder.




3-Cleanance k 40ml=İçeriğinde %4-5 e yakın alfa hidroksi asit olduğunu okuduğum bir ürün.Yani la roche posay effaclar kdan farklı,effaclar kda %1 civarı salisilik asit var.Bu ürünü kullandığım süre içerisinde sivilcelerimde ahım şahım bir azalma göremedim.Güzel,hafif,yeni aha kullananlar için konsantrasyonu düşük bir krem.Daha önce ahalı ürün kullanmadım,cildim akneye meyilli,arada sırada çıkıyor bir iki tane diyorsanız size uygun.

4-Avene Clean-Ac nemlendirici 40 ml=Sivilce tedavisi gören ciltlere öneriliyor.Ama içeriğindeki shea yağı her ne kadar cilt kuruyunca cildi nemlendirecek gibi görünse de,sivilcelerle savaşan bir cilt için hiç de iyi bir fikir değil.Aksine cildiniz kuruya dönükse kullanıp memnun kalacağınız,ağır yapılı bir krem.


5-Avene Cleanance Emulsion Regulatrice Anti-shine 40 ml=La roche posay effaclar k dan daha fazla nemlendirici özelliği olan bir krem ama ismine aldanıp parlamayı önlüyor sanmayın.Malesef böyle bir özelliği yok.







6-Avene Diacneal 30 ml=%6 AHA,%0.1 retinaldehit içeriyor ve sivilceler konusunda gerçekten işe yarıyor.Cildiniz hassassa veya daha önce bu tarz bir ürün kullanmadıysanız biraz dikkatle yaklaşmanız gereken bir ürün.Aslında alfa hidroksi asitler sivilceler için ilk seçenek değiller.Salisilik asit ve benzoil peroksit çok daha etkili.Bu ürün tarzı alfa hidroksi asitli ürünleri daha çok anti-aging amaçla kullanmak daha mantıklı.Ama tabi bir miktar sivilcelere de iyi geliyor.






7-Avene Cleanance spf 40 güneş kremi 50 ml=Avenein güneş koruma ürünleri genelde fiziksel koruyucuları ağırlıklı olarak içeriyorlar ve güçlüler.Ama malesef bu onların ağır yapılı olmalarına da neden oluyor.Eğer Aveneden güneş kremi alırsanız,amacınız da güneşin etkilerinden korunmaksa kesinlikle memnun kalırsınız,ama ben hemen emilsin,hafif olsun,üstüne makyaj yapılsın istiyorum diyorsanız koşarak kaçın!
Ben bu yaz bu üründen kullanmayı düşünüyorum çünkü la roche posay koruyucum bu yaz beni yeterince koruyamadı.Dermaologum fiziksel koruyucu maddesi içeren (titanyum diokside,zinc oksit) ürünler kullanmamı,bu ürünlerin genelde tercih edilmediğini,ağır yapılı olduğunu ama daha çok koruduğunu söyledi.Anlayacağınız ben bu yaz bu kremleyim.:)
Bir de sivilce tedavisinden cildiniz tahriş olduysa bu ürünü deneyin derim.Tratinden cildim yandığında,bu ürün çok rahatlatıyordu,çok iyi geliyordu.

8-Avene hassas ciltler için göz makyajı temizleyici=Bu ürün cleanance serisinden değil ama kullandığım için yazmak istedim.Göz altlarınız kuruysa bu ürün hiç size göre değil çünkü kendi başına bile göz altlarını kurutuyor.Makyajı iyi temizliyor ama göze gelince yakıyor.Olayın göz makyajı temizleyicisini bu ürüne kat be kat tercih ederim açıkçası.









Bagno Di Roma



Bagno di Roma'nın keçi sütlü sabunu olur kendisi ve son zamanlarda göz bebeğim. Bu ciciş karma ciltlere 1-2 hafta içinde pürüzsüzzz bir ten vaadediyor. Bu boş bi vaat değil emin olabilirsiniz, sabah akşam düzenli bi şekilde kullanılıp, cildinize iyi gelen bi nemlendiriciyle desteklendiğinde farkı hemencecik görebiliorsunuz. Tek problem malesef kolay bulunamıyor oluşu, Arifoğlu'nun İstinye Park ve Palladium mağazalarından alabilirsiniz, diğer mağazalarında malesef yok. Fiyatı da 5 lira. Deneyin derim.

"Antioksidanlar ve Cilt Bakımı:Kaç yaşında başlanmalı ve neden?"

Antioksidan kelimesi tamamen hayatımızın bir parçası olmuş şekilde artık.Bu kremde şu antioksidanlar var yok cildinizi çok iyi korur,o krem size olmaz fazla gelir çok antioksidanlı gibi cümleleri satıcılardan duymuşuzdur.Ben de bugün biraz bu konuya değinmek istiyorum.

Öncelikle biraz okul bilgisine dönmek lazım.İşte cici bir atom,herşeyin yapıtaşı diye bize yıllarca öğretilen,çevresinde elektronlarıyla mutlu mesut dolaşan şirin mi şirin birşey.Ve bu şirin şeyi tek istediği mümkün olabildiği kadar kararlı bir yapıda olmak.Bunun için de elektronlarının çifter çifter olması lazım.

Ama eğer güneş ışığı,radyasyon,vücuttaki tepkimeler vs yüzünden bu atomun elektronlarından biri öksüz,bir başına kalırsa vay halimize!!Çünkü öksüz elektron kararlı bir halde değil,dengesini kaybetmiş bir olaya bir buraya saldırır hale gelmiş,kendine bir yoldaş arıyor,bulana kadar da durmayacak!Ve ne yapıyor,hemen hücrelerimizdeki başka bir atomdan bir elektronu koparıveriyor,e koparıyor kendi mutlu oluyor ama bu sefer de diğer atom bir elektronu öksüz kaldığından ağlanıp sızlanıp duruyor,o da bir başkasından elektron çalıyor ve bu zincir böylee gidiyor.İşte burada anlattığımız,elektronu eksilmiş deli atomlara="serbest radikal" diyoruz.Bu serbest radikaller elektron koparma zincirini başlatarak hücre zarımıza,dnamıza zarar veriyorlar ve yaşlanmadan sorumlu tutuluyorlar.(tabi hormonlar,güneş ışığı ve genetiğin etkisini de unutmamak lazım)

Peki antioksidanlar nerde devreye giriyooorr???

Aşağıda yine delirmiş bir atom ve bir antioksidan gelip ona bir elektron vererek onu sakinleştiriyor.E diyeceksiniz bu sefer bu bizim antioksidan delirmiyor mu ?Hayırrr,çünkü antioksidanların delirmeme gibi bir özellikleri var,elektron verseler de serbest radikal olmuyorlar ve bu vücudumuza zarar veren olaylar zinciri burada sonra eriyor!

Peki bu maddelerin adı neden antioksidan derseniz,bir madde elektron kaybetmişse "okside olmuş" deniyor.Antioksidan da okside olmuş maddeye elektron verip bu oksidasyonu sona erdiriyor.Yani adı üstünde oksidasyona karşı madde.Bu kadar kimya yeter çok sıkıcı dediğinizi duyar gibiyim,bu kız bunları niye yazıyor ki diyorsunuz=) Ama şimdi sonuca geliyoruz.
Serbest radikallerle vücudumuz her yaşta karşılaşıyor,ve bunlarla savaşmak içn antioksidanlara ihtiyacı var,biz bunları yiyecek olarak alıyoruz,ama cilt ürünlerinde kullanımları da etkili bu maddelerin.Cildimiz zaten yaşlandıktan ve yeterince zarar gördükten sonra antioksidan kullanmaya başlarsak, bu sadece daha da fazla hasar olmasını engelleyebilir.Yani güneşten kırışıklıklar başlayınca güneş kremi kullanmak gibi birşey.Bu yüzden 20 yaşında da olsak cilt bakım ürünlerimizi antioksidanlılardan seçmekte fayda var.
Ama antioksidanlar yaşlanmanın yüzde yüz çözümü de değiller tabi,hormonlar,güneş ışığı,genetik,yaşadığımız çevre de çok çok önemli.Genetiğimizi değiştiremiyoruz belki ,yine de güneş kremi kullanıp,bol sebze meyve yiyip,cilt bakım ürünlerimizi doğru seçersek,serbest radikal fırtınası yaratan sigarayı da kullanmazsak,ileri yaşlarda da daha sağlıklı ve genç bir cilde sahip olmamız mümkün görünüyor.=)

NIVEA Aqua Sensation Canlandırıcı Gündüz Bakım Kremi

"Soru-Cevap"

Mailime gelen soruları buradan cevaplandıracağım belki başkalarına da faydası olur.:)

gizemelcim merhaba
Ben 19 yaşındayım.Göz altıma krem sürmüyorum ama üniversite için Ankara'ya geldiğimden beri sanki yeterince nemli değilmiş,kuruyormuş gibime geliyor.Yüz kremimi sürmeyi denedim fakat o da karma ve yağlı ciltlere uygun olduğu için sanırım daha kötü yaptı.Ne zaman göz kremi kullanmaya başlamak lazım?La Roche'a geçmeyi düşünüyorum,şu anda neutrogena kullanıyorum yüz için.La Roche'un göz altı için değil de,normal cilt serisinden yüzüme ayrı ,gözüme ayrı krem alsam mı?Ya da erken mi?Kararsız kaldım çok.Sen ne düşünüyorsun bu konuda?
---ece---

Ececim eğer göz altlarında kuruma varsa göz altını nemlendirmenin zamanı gelmiş demektir.Günlük nemlendiricin yetersiz geliyorsa,başka bir nemlendirici deneyebilirsin.Ben şahsen göz çevreme sürdüğüm kremi de göz etrafıma sürmekte hiçbir sakınca görmüyorum,göz-yüz ayrımına da inanmıyorum.Bence göz çevren için de yüz kremi almanda hiçbir sakınca yok.Yine de için rahat etmezse veya bir anda daha az para harcamak istersen neutrogena göz kremi de çoğu kişinin memnun olduğunu okuduğum bir krem.Erken olma olayına gelirsek,göz çevren kuruyor,acıyor,geriliyorsa erken de sayılmaz.Belli ki neme ihtiyacın var.

Yalnız bunlardan da önce göz çevrene hatta yüzüne yapabileceğin en büyük iyilik,güneş kremi kullanmak.;)

mail adresim gizemellif@hotmail.com